Çocuklara Yapılan Üst Gastrointestinal Sistem Endoskopilerinin Sonuçlarının Değerlendirilmesi
Cilt 26, Sayı 1
Şubat 2012 · Sayfalar 031-034
Çocuklara Yapılan Üst Gastrointestinal Sistem Endoskopilerinin Sonuçlarının Değerlendirilmesi
Evaluation of The Results of Pediatric Upper Gastrointestinal Endoscopies
Meltem UĞRAŞ1, Saadet ALAN2
1Yeditepe Üniversitesi Hastanesi, Pediatrik Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bölümü, İstanbul, TÜRKİYE 2Malatya Devlet Hastanesi, Patoloji Bölümü, Malatya, TÜRKİYE
Anahtar Kelimeler:ÇocukendoskopigastritH. pylori
Keywords:ChildendoscopygastritisH. pylori
Amaç: Üst gastrointestinal sistem endoskopisi tanısal veya tedavi amaçlı yapılan bir işlemdir.
Erişkinlerde daha sık ve daha rahat yapılan bu işlem ile ilgili, tek merkezde yapılan pediatrik üst
gastrointestinal sistem endoskopilerinin sonuçlarının geriye dönük olarak değerlendirilmesi
planlandı.
Materyal ve metot: Kasım 2007 –Ocak 2010 yıllarında 5-17 yaş arasında olan 357 çocuk hastaya
yapılan endoskopik girişimlerin nedenleri, endoskopik bulguları ve patoloji sonuçları değerlendirildi.
Bulgular: Yirmi yedi ayda 357 çocuğa endoskopi yapılmıştı. Hastaların yakınmaları karın ağrısı,
büyüme geriliği, bulantı/kusma, üst gastrointestinal sistem kanaması idi. Endoskopi öncesi 340
hastanın 307'si Helicobacter pylori (H. pylori) pozitif olarak saptanmıştı. Endoskopik olarak
hastalarda nodüler gastrit, ülser, özofajit, ve düzleşmiş duodenal kıvrımlar izlendi. Ülserli olguların
% 80.8'i H. pylori pozitif olup %57.4'ü gastrik yerleşimli idi. İki hastada intestinal metaplazi saptandı
ve eradikasyon tedavisi sonrası düzeldiği görüldü. Büyüme geriliği ile gelen 2 hastaya çölyak
hastalığı tanısı konuldu.
Sonuç: H. pylori ülkemizde ve çocuklarda sıktır, çocuklarda gastrit ve ülser sık görülmektedir.
Uygun görülen hastaların pediatrik gastroenterolojik ve gerekirse endoskopik değerlendirilmesi
gereklidir.
Objective: Upper gastrointestinal system endoscopy is both a diagnostical and therapeutical
intervention. The aim is to evaluate the results of upper gastrintestinal system endoscopies
undertaken to the children from a single center, retrospectively
Material and methods: The pathological, endoscopical results of the 357 children who underwent
endoscopical intervention between November 2007 and January 2010 are evaluated.
Results: 357 children underwent endoscopy in 27 months. The complaints of the children were
abdominal pain, failure to thrive, nausea/vomiting, upper gastrointestinal system bleeding. Before
endoscopy 307 out of 340 patients were Helicobacter pylori (H. pylori) positive. Endoscopical
findings were gastritis, ulcer, esophagitis and flat duodenal folds. 80.8% of the patients with ulcers
were H. pylori positive and 57.4 % of the ulcers were gastric. Intestinal metaplasia was seen in 2
patients, and dissappeared after eradication therapy. Two patients were diagnosed as Celiac
disease after pathological evaluation.
Conclusion: H. pylori is common in our region and thus among children. Gastritis and peptic ulcer
is common among children. Appropriate cases should undergo pediatric gastroenterological and
endoscopical evaluation.
Giriş
Vücudun içine bakmak antik çağlardan başlayarak insan meraklarından biri
olmuştur. 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren tam kıvrılabilir endoskoplar geliştirilmiş
ve 1970'li yıllarda çocuklarda uygulanmaya başlanmıştır[1]. Endoskopik uygulamalar ile
üst ve alt gastrointestinal sistem (GİS) mukozası değerlendirilmekte, doku örnekleri
alınmakta ve gerekli durumlarda GİS sıvıları toplanabilmektedir. Böylece hastalar için
hızlı tanı yanında minimal invaziv tedavi yöntemleri gerçekleştirilmektedir. Çocukluk
çağında tanısal ve tedavi amaçlı endoskopik incelemeler, üst GİS, alt GİS ve pankreas
ve safra yolları için gerçekleştirilebilir.
Burada son 3 yılda Malatya İli Devlet Hastanesi Çocuk Gastroenteroloji ve Beslenme
Bölümü tarafından çocuklara uygulanan üst GİS endoskopilerinin verileri sunuldu,
endoskopi işlemi sırasında saptanan makroskopik bulgular, hastaların patolojik
sonuçları ve hastaların almış olduğu tanılar geriye dönük olarak değerlendirildi.
Gereç ve Yöntem
Çocuk Gastroenteroloji ve Beslenme Bölümüne
Kasım 2007 –Ocak 2010 tarihleri arasında başvurup üst
GİS endoskopisi (ÜGE) uygulanan hastaların verileri
geriye dönük olarak değerlendirildi. Karın ağrısı
yakınması ile başvuran hastalara idrar ve gayta tetkikleri
yanında üre nefes testi (ÜNT) yapıldı. Büyüme geriliği,
üst GİS kanama, dispepsi yakınmaları olan ve ÜNT
sonucu Helicobacter pylori (H. pylori) pozitif saptanan
hastaların ailelerine ÜGE işlemi yapılması gerektiği
anlatıldı. Aileleri tarafından işlem onayı alındıktan sonra
işlem bilinçli sedasyon ile (Midazolam 0.04mg/kg,
maksimum 5 mg) uygulandı. Endoskopi işlemi sırasında
makroskopik görünüm kaydedildi, hastalardan Avrupa
Çocuk Gastroenteroloji Hepatoloji ve Beslenme Cemiyeti
(ESPGHAN) önerisi ile desteklenen doğrultuda[2] alınan
antrum ve korpus biyopsi örnekleri Sidney
sınıflandırılması[3] yapılmak üzere patoloji bölümüne
gönderildi. Bu yazıda yukarıda belirtilen işlemlerin verileri
taranarak tekrar değerlendirilmiştir.
Dışlanma kriterleri özofagus darlığı, özofagusta yer
kaplayan kitle gibi endoskopi yapılmasını engelleyen
durumlar idi.
Bulgular
Endoskopi kayıtları incelendiğinde yaklaşık 27 aylık
sürede 5-18 yaş arasındaki 357 çocuğa ÜGE
uygulanmıştı. Hastaların 149'u erkek (%41.7), 208'i kız
(%58.3) olup yaş ortalaması 11.5±2.6 yıl idi (5-18 yaş)
Hastaların asıl yakınmaları kronik karın ağrısı, epigastrik
ağrı, retrosternal yanma, ağza acı su gelmesi, büyüme
geriliği ve üst GİS kanama idi. Hastaların yakınmaları
değerlendirildiğinde, 312 hasta (% 87.3) kronik karın
ağrısı, epigastrik ağrı, 31 hasta büyüme geriliği (% 8.6),
17 hasta (%4.7) retrosternal yanma ve/veya ağza acı su
gelmesi, 4 hasta (% 1.1) üst GİS kanaması ile
başvurmuştu. (Hastaların bazısı polikliniğimize 1'den
fazla yakınma ile başvurmuş idi) Hastaların 186'sının (%
52.1) ailesinde de gastrointestinal sistem yakınması
(mide ağrısı, gastrit tanısı) olduğu öğrenilmişti.
Hastaların H. pylori durumu: 340 hastaya ÜNT
uygulanmıştı. Hastaların 33 tanesinde ÜNT negatif
olarak saptanmıştı. Patolojik değerlendirme sonucu ÜNT
negatif olan hastaların 9'unun H. pylori pozitif olduğu
görülmüştü. H. pylori sıklığı yaş ile artmaktaydı, ancak
çalışmadaki hastaların yaş aralığı dar olduğu için
istatistiksel fark saptanmadı. ÜNT pozitif saptanan
hastaların 14'ünün de Sidney sınıflaması sonrası negatif
olduğu izlenmişti.
Hastalara uygulanan bilinçli sedasyon işlemi ile ilgili
herhangi bir komplikasyon olmadı. Endoskopik olarak en
sık saptanan bulgu nodüler gastrit idi (% 59.6) (Şekil 1).
Saptanan diğer endoskopik bulgular özofajit (% 10.6),
pangastrit (% 10.6), gevşek alt özofagus sfinkteri (% 6.4)
and düzleşmiş duodenal kıvrımlar (% 4.2) olarak
sıralanmakta idi (Tablo 1).
Şekil 1: H.pylori pozitif olan bir hastanın midesinin
endoskopik görüntüsünde nodülarite izlenmektedir.
Tablo 1: Endoskopik bulgular.
Ülserler 47 hastada izlenmişti (% 13.2) (Şekil 2).
Ülser olan hastaların 29'u (% 61.7) kız, 18'i erkek (%
38.3) idi, yaş ortalaması 14 yaş olup hastalar 8 ve 17 yaş
aralığında idi. Ülserlerin dağılımı incelendiğinde 27
gastrik, 13 duodenal ve 7 gastrik ve duodenal ülser
izlenmişti. Gastrik ülserlerin 23'ü (% 85.2) H. pylori
pozitif, 4'ü (% 14.8) H. pylori negatif saptanmıştı.
Duodenal ülserlerin 10'u (% 76.9) H. pylori pozitif, 3'ü (%
23.1 ) H. pylori negatif idi. H. pylori negatif ülserler ise 9
(% 19.1) çocukta, 5 erkek 4 kız görülmüştü. H. pylori
pozitif saptanan hastalara lansaprazol, amoksilin ve
klaritromisin tedavisi uygulanmış (amoksisilin
50mg/kg/gün(üst doz 1gr), klaritromisin 15mg/kg/gün (üst
doz 500mg) ve lansaprazol 1mg/kg/gün(üst doz 60mg)
toplam 14 gün) (4), hastalara 8 hafta sonra ÜNT
tekrarlanmış idi. H. pylori negatif olan hastalara ise
sadece proton pompa inhibitörü (PPİ) başlanmıştı.
Özofajiti olan hastalara öncelikle yaşam şekli değişikliği
(oturarak beslenme, kabızlığın varsa tedavisi, sıkı
giyecekler giyilmemesi, yatarak beslenmeme) anlatılmış,
beslenmelerinde kahve, kakao, kızartma, nane gibi alt
özofagus sfinkterini gevşeten gıdaların kısıtlanması
gerektiği vurgulanmış ve ilaç tedavisi olarak antiasit
şurup ve PPİ başlanmıştı.
Şekil 2: Bulbusta üzeri beyaz ekdüda ile kaplı tabanı
çökük ülser görülmektedir.
Patolojik inceleme sonucu 2 hastada intestinal
metaplazi izlenirken hiçbir hastada gastrik atrofi
saptanmamıştı. Her iki hastada H .pylori gastriti vardı,
hastaların birinde ise birinde ülser saptanmıştı.
Duodenal dokunun incelenmesi sonucu 5 hastada
intestinal giardiasis olduğu saptanmıştı, bu hastalara
metronidazol tedavisi verilmişti. Hastaların 2 kür tedavi
sonrası giardiasis açısından yapılan gaita kontrolleri
negatif olarak değerlendirilmişti. Büyüme geriliği ile
başvuran hastalardan 2 tanesinde anti gliadin antikor Ig
A ve Ig G pozitif saptanmıştı. Hastaların duodenum
biyopsileri modifiye Marsh sınıflamasına[5] göre
değerlendirildiğinde evre 3b saptanmış idi. Bu 2 hastaya
çölyak hastalığı tanısı konulmuş ve glutensiz diyet
tedavisi başlanmıştı.
Tartışma
Çocukluk çağında en sık yapılan endoskopik
inceleme tipi üst GİS endoskopisidir[1]. ÜGE tanısal ve
tedavi edici amaçlarla yapılabilen bir tetkiktir. Endoskopi
öncesinde hastalar bilinçli sedasyon ile (intravenöz
Midazolam) sakinleştirildiler. Çocuklara endoskopi
birimlerinde uygulanan ÜGE sırasında intravenöz
Midazolam, Fentanil veya Propofol kullanımı yapılan
çalışmalarla güvenilir ve etkili bulunmuştur[6]. Sedasyon
ilişkili yan etkiler hava yolu tıkanıklığı, aspirasyon, solunum depresyonudur[7]. Hastalarımızda
premedikasyonda midazolam kullanılmış ve sedasyona
bağlı herhangi bir komplikasyon ile karşılaşılmamıştır.
Burada hastaların yaşlarının büyük oluşu ve altta yatan
ciddi hastalıklarının (kalp hastalığı, serebral palsi, yapısal
anomali vb.) olmayışının da rolü vardır.
Bölümümüze başvurup ÜGE yapılan hastalar
arasında peptik ülser % 13.2 oranında saptanmıştır.
Ülser saptanan hastaların % 80.8'i H. pylori pozitif idi.
Çocukluk çağında peptik ülser sıklığı % 1.8 ile % 19.5
arasında bildirilmektedir[8,9]. Çalışmamızda saptanan
oran yüksek olmakla birlikte endoskopiye alınan
hastaların çoğunda H. pylori saptanmış olması,
hastaların seçilmiş olması gibi faktörlerin bu oranı
etkilediğini düşünmekteyiz. Erzurum'da çocuklarda
yapılan seroprevalans çalışmasında H. pylori sıklığı %
64.4 saptanmıştır[10]. Van'da 1510 çocukta gaytada
monoklonal H.pylori antikoru kullanılarak yapılan
çalışmada H. pylori prevalansının 1-5 yaş çocuklarda %
26.4 iken 6-10 yaş ve 11-18 yaş çocuklarda sırasıyla %
46 ve % 49.3 olduğu saptanmıştır. Bu çalışmada yaşla
birlikte H. pylori sıklığının arttığı görülmüştür[11].
Malatya İli konum itibariyle ülkemizin doğusunda yer
almaktadır ve sosyoekonomik olarak gelişmektedir.
Hastanemize başvuran hastaların büyük kısmı kırsal
kesimde yaşamaktadır. Bu durumun da yöremizde H.
pylori'nin sık görülmesini açıklamaya yardımcı olduğunu
düşünmekteyiz.
H. pylori Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı
tarafından birinci derece kanserojen olarak bildirilmiştir[12]. Atrofik gastrit ve intestinal metaplazi prekanseröz
lezyonlar olarak tanımlanmıştır. Hastalarımızın patoloji
sonuçları Sidney sınıflamasına göre değerlendirildiğinde
2 hastada intestinal metaplazi saptanmış, gastrik atrofi
ise izlenmemiştir. İntestinal metaplazi olan hastaların
2'sinin de H. pylori pozitif olduğu görülmüş, eradikasyon
tedavisinden 3 ay sonra yapılan kontrol endoskopide H.
pylori ve intestinal metaplazi görülmemiştir.
Sonuç olarak; kronik karın ağrısı ile gelen çocuk
hastalar rutin inceleme sonra Pediatrik
Gastroenterologlar tarafından değerlendirilmelidir.
Çocukluk çağında H. pylori gastriti ve buna bağlı ülser
ülkemizde sık görülebilmektedir. Uygun görülen
hastaların pediatrik gastroenterolojik ve gerekirse
endoskopik değerlendirilmesi gereklidir.
References
Dalgıç B. Çocukluk yaş grubunda gastroenterolojik
tanısal endoskopi. Güncel Pediatri 2005; 3: 103-104.
Koletzko S, Jones NL, Goodman KJ, et al.Evidencebased
guidelines from ESPGHAN and NASPGHAN
for Helicobacter pylori infection in children. J Pediatr
Gastroenterol Nutr. 2011; 53: 230-243.
Dixon MF, Genta RM, Yardley JH, Correa P.
Classification and grading of gastritis. The updated
Sydney System. Am J Surg Pathol 1996; 20: 1161-
1181.
Gold BD, Colletti RB, Abbott M, et al. North
American Society for Pediatric Gastroenterology and
Nutrition. Helicobacter pylori infection in children:
recommendations for diagnosis and treatment. J
Pediatr Gastroenterol Nutr. 2000 ; 31: 490-497.
Oberhuber G, Granditsch G, Vogelsang H. The
histopathology of coeliac disease: time for a
standardised report scheme for pathologists. Eur J
Gastroenterol Hepatol 1999; 11: 1185-1194.
Amornyotin S, Aanpreung P, Prakarnrattana U, et al.
Experience of intravenous sedation for pediatric
gastrointestinal endoscopy in a large tertiary referral
center in a developing country. Paediatr Anaesth.
2009; 19: 784-791.
Clarke AC, Chiragakis L, Hillman LC, Kaye GL.
Sedation for endoscopy: the safe use of propofol by
general practitioner sedationists. Med J Aust. 2002;
176: 158-161.
Elitsur Y, Lawrence Z. Non-Helicobacter pylori
related duodenal ulcer disease in children.
Helicobacter 2001; 6: 239-243.
Kato S, Nishino Y, Ozawa K, et al. The prevalence
of Helicobacter pylori in Japanese children with gastritis or peptic ulcer disease. J Gastroenterol
2004; 39: 734-738.
Selimoglu MA, Ertekin V, Inandi T.
Seroepidemiology of Helicobacter pylori infection in
children living in eastern Turkey. Pediatr Int 2002;
44: 666-669.
Erbey F, Acar M, Okur M, Güven A. Van Gölü
Havzasında 1-18 yaş grubu çocuklarda Helicobacter
pylori sıklığı. Çocuk Enfeksiyon Dergisi 2010; 4: 93-95.
Correa P. The biological model of gastric
carcinogenesis. IARC Sci Publ 2004; 157: 301-310.