İnsanlarda Sabit Yük Egzersiz Testi Sırasında Anaerobik Eşik ile Substrat Kullanımı Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi
Cilt 27, Sayı 2
Temmuz 2013 · Sayfalar 063-067
İnsanlarda Sabit Yük Egzersiz Testi Sırasında Anaerobik Eşik ile Substrat Kullanımı Arasındaki İlişkinin Belirlenmesi
Determination of the Relationships Between Anaerobic Threshold and Substrate Utilization During Constant Load Exercise Test in Human Subjects
Seda UĞRAŞ1, Sermin ALGÜL1, Oğuz ÖZÇELİK1
Amaç: Optimal yağ yakım bölgesinin bulunması için farklı yoğunluktaki sabit yük egzersiz testleri sırasında vücut substrat kullanımları karşılaştırılmalı olarak incelendi.
Gereç ve Yöntem: Yedi sedanter erkek denek lokal etik komite iznini okuyup imzaladıktan sonra çalışmaya katıldılar. Başlangıçta, deneklerin anaerobik eşik (AE) ve maksimal egzersiz kapasitelerinin (Wmax) belirlenmesi için bisiklet ergometre ile artan yüke karşı yapılan egzersiz testi (15 W/dk) uygulandı. Sonra, her denek AE'nin %25 altı, AE'de ve AE'nin %25 üstünde olmak üzere 3 farklı sabit yük egzersiz testine (30 dk) katıldılar. Solunum ve pulmoner gaz değişim parametreleri nefesten-nefese değerlendirildi. Metabolik değişim solunum katsayısı (RQ) ile belirlendi. AE, V-slope ve diğer konvansiyonel metotlar ile belirlendi. Verilerin analizinde paired ttesti kullanıldı.
Bulgular: Yağ oksidasyon oranı AE'nin %25 altında 0.952±0.01 ve AE'de 0.950±0.02 olarak bulundu. RQ, AE'nin %25 üstü iş güçlerinde ise düzenli olarak artış gösterdi (1.046±0.03).
Sonuç: Egzersiz yoğunluğunun artışı (AE'nin %25 altından AE'ye) yağ oksidasyonunun artmasına neden olmaktır. AE'nin %25 üstü iş gücünde, anaerobik glikoliz nedeniyle karbonhidrat oksidasyonu artışı gözlenmiştir. AE'de yapılan iş gücüdeki yağ oksidasyonunun artışı, klinik bilimleri için önemli bir egzersiz protokolüdür.
Objective: Body substrate utilizations were examined comparatively in various constant load exercise tests to find optimal fat burning zone.
Material and Methods: Seven sedantery male subjects participated to the study after giving signed written informed consents which were approved by the local ethical committee. They initially performed an incremental exercise test (15 W/min) for estimation of anaerobic threshold (AT) and maximal exercise capacity (Wmax) using cycle ergometer. Then, each subject performed 3 different constant load exercise tests (30 min): work load corresponded to 25% below AT, at the AT, and at the 25% above AT. Ventilatory and pulmonary gas exchange parameters were evaluated breath-by-breath. Metabolic changes were determined using respiratory quotient (RQ). AT was estimated using V-slope and other conventional methods. A paired t- test was used to evaluate values.
Results: Fat oxidation ratio was found to be 0.950±0.02 in AT and 0.952±0.01 in 25% below AT. RQ systematically increased work load at the 25% above AT (1.046±0.03).
Conclusion: Increasing exercise intensity (from 25% below AT to AT) caused increases in fat oxidation ratio. However, the work load intensity 25% above AT results in an increase of carbohydrate oxidation rate due to the anaerobic glycolysis. Increases in fat oxidation at the work load by corresponded AT could be an important training protocol for clinical medicine.
Giriş
Egzersiz sırasında vücudun artan enerji ihtiyacı ve bu ihtiyacın sağlandığı kaynakların belirlenmesi klinik ve spor bilimlerinin üzerinde durduğu önemli konuların başında gelmektedir. Fiziksel egzersiz yoğunluğunun derecesi ve süresi teşhis veya tedavi amaçlı egzersiz programı hazırlanmasında hayati öneme sahiptir. Bireylere uygulanan egzersiz iş gücü stresine bağlı olarak artan metabolik aktivitenin devam ettirebilmesi için gerekli olan O2 ve besin maddelerinin karşılanabilmesi, kardiyovasküler ve solunum sistemlerinin yakın desteğini gerektirmektedir [1]. Bu destekleyici sistemlerde meydana gelebilecek olan yetersizlik metabolizmada değişime ve sonucunda erken yorulmalara neden olabilmektedir. Aerobik egzersiz uygulamaları diyabetik hastalarda glukoz kullanımını ve obez hastalarda yağ yakımını artırmayı destekleyici tedavi için yaygın olarak uygulanmaktadır[2-5]. Egzersiz sırasında bireylerin organ ve sistemlerin sağlamlık durumlarının belirlenmesinde sık kullanılan bir parametre olan Anaerobik Eşik (AE), metabolizmanın aerobikten anaerobiğe geçiş noktasını tanımlamaktadır[1]. Bireylerin istirahat veya farklı yoğunluktaki fiziksel aktiviteler sırasında kullandığı enerji kaynaklarının karbonhidrat-yağ durumlarının belirlenmesi önemli bir konudur[5-7]. Şiddeti düzenli olarak artan yüke karşı yapılan egzersiz testi sırasında AE'deki substrat kullanım durumunu gösteren solunum katsayısı (RQ) yaklaşık 1.00 olup karbonhidrat kullanımı göstermektedir. Bununla birlikte iş gücü şiddetinin AE'ye denk geldiği sabit yük egzersiz testi sırasında vücut substrat kullanımının değişimi henüz aydınlığa kavuşturulmamıştır. Vücut metabolizmasının oksidatif olarak (metabolik asit artışı olmadan) tolere edebileceği en yüksek nokta olan AE'deki substrat kullanımının belirlenmesi özellikle sporcuların aerobik performanslarının arttırılmasında ve obezite kliniklerinde önemli bir yer tutacaktır.Bu çalışmada AE'deki iş gücünde uzun süreli yapılan egzersiz sırasında vücut substrat kullanımını belirleyerek AE üstü ve AE altı sabit yük egzersiz testleri ile karşılaştırmalı olarak değerlendirmek amaçlanmıştır.
Gereç ve Yöntem
Toplam 7 sağlıklı sedanter erkek denek etik kurul onay formunu okuyup imzaladıktan sonra çalışmaya katıldı. Deneklerin fiziksel özellikleri; (ortalama±SD) yaşları: 19.8±1.6 yıl, boyları: 189±5 cm, ağırlıkları: 75.6±6 kg, VKİ'leri: 21.2±1.8. Egzersize katılmadan önce heyecan ve stres durumunun en aza indirilmesi amacı ile deneklere laboratuar ortamı ve egzersiz sistemleri tanıtıldı. Tüm çalışmalar akşam açlığını takiben sabah 08:00-10:00 arasında yapıldı. Deneklerin çalışma öncesi ilaç veya performansı etkileyici, metabolizmayı değiştirebilecek faktörlerden uzak durması söylendi.Tüm denekler, ilk olarak elektromanyetik bisiklet ergometre (VIA sprint TM 150/200P) ile şiddeti düzenli olarak artan yüke karşı yapılan egzersiz testine katıldılar[8]. Egzersiz test protokolü 20 W iş gücünde 4 dk'lık ısınma dönemi ile başladı. Bunu takiben iş gücü 15 W/dk olarak bilgisayar kontrolünde deneklerin pedal çevirmeye devam edemeyecekleri nokta olan maksimal egzersiz kapasitelerine (Wmax) kadar arttırıldı. Daha sonra iş gücü tekrar 20 W'a indirilerek iyileşme dönemi ile test sonlandırıldı. Bisiklet sele yüksekliği deneklerin fiziksel özelliklerine uygun şekilde ayarlandı ve pedal çevirme hızları yaklaşık olarak 60 rpm'de tutuldu.
Çalışmanın ikinci aşamasında ise tüm deneklere iş
gücü şiddetleri AE'de (WAE), AE'nin %25 üstünde
(W%25>AE) ve %25 AE altında (W%25
Egzersiz sırasında tüm deneklerin kardiyak
parametreleri 12'li göğüs elektrotları kullanılarak (Nihon
Kohden BSM-230) atımdan atıma takip edildi. Solunum
ve akciğer gaz değişim parametreleri türbin volümmetre (Triple V sensörü) ve metabolik gaz ölçüm sistemi
(Master Screen CPX, Almanya) ile değerlendirildi. Her
test öncesi sistemlerin kalibrasyonu düzenli olarak
yapıldı.
Deneklerin AE'lerinin hesaplanmasında CO2 atılımı
(VCO2) ile O2 alımı (VO2) arasındaki ilişkiyi tanımlayan Vslope
metodu ile indirekt olarak hesaplandı[9]. İlave
olarak solunum-O2 alım eşitliği (VE/VO2) ile tidal sonu
parsiyel O2 basıncındaki (PETO2) artışlarda AE
hesaplanmasında destekleyici yöntem olarak kullanıldı[10]. Egzersiz sırasında bireylerin metabolizma
değişimlerinin takibinde birim zamandaki VO2 ile birim
zamandaki VCO2 arasındaki ilişkiyi tanımlayan solunum
katsayısı (RQ, ΔVCO2/ΔVO2) kullanıldı. Çalışmada elde
edilen değerler ortalama ±SD olarak hesaplandı.
İstatistiksel analizde Paired t-testi kullanıldı P<0.05
anlamlı kabul edildi.
Denekler arasında farklılıklar olmakla birlikte
ortalama (±SD) iş güçlerinin maksimal iş gücüne oranları:
W%25
İş gücü şiddetinin W%25
Besinlerle alınan substratların vücut yaşamını
desteklemek için yakılarak enerjiye dönüştürülme
hızındaki azalma veya artma hastalık göstergelerinden
birisidir. Metabolik hızın belirlenmesinin önemine paralel
olarak metabolizma için kullanılan kaynakların
oranlarının da belirlenmesi yine klinik açıdan üzerinde
durulan önemli bir konudur[5,13,14]. Vücut enerji
sistemlerinin devamlılığı için glikojen ve yağlar temel
kaynaklardır[15]. Egzersiz sırasında enerji kaynaklarının
kullanımında egzersizin yoğunluğu, tipi, süresi, diet,
fiziksel durum gibi pek çok faktör rol oynamaktadır[16-18]. İstirahat veya düşük yoğunluktaki egzersiz sırasında
adipozitlerden mobilize olan serbest yağ asitleri, ana
enerji kaynağı olarak kullanılmaktadır[19]. Bu
çalışmada, sabit yük egzersiz testlerinin ısınma
dönemindeki RQ değerleri yaklaşık olarak 0.850'ler
civarlarında olup enerji kaynaklarının %50 yağ %50
karbonhidratlardan olduğunu göstermektedir.
İş gücü şiddetinin hafif ve orta seviye yoğunluğuna
denk geldiği W%25 < AE ve WAE'deki sabit yük egzersiz
testleri sırasındaki RQ değerleri, yaklaşık 20. dakika
civarında 0.950'ler seviyelerine inerek testin sonuna
kadar benzer şekilde devam etmiştir (Şekil 1 Şekil 2).
Egzersiz sırasındaki RQ 0.950, enerji kaynaklarının %84
karbonhidrat %16 yağ oksidasyonundan geldiğini
göstermektedir. Şiddeti düzenli olarak artan yüke karşı
yapılan egzersiz testi sırasında AE altı bölgede RQ
değeri 1.00 olup %100 karbonhidrat tüketimini
göstermektedir[9,19].
Literatürde iş gücü yoğunluğunun maksimal O2
alımının (VO2max) %40-65 arasında olduğunda egzersiz
testlerinde yağ yakım oranının yüksek oranda olduğu
bildirilmiştir[14,20]. Bu çalışmada W%25
Düşük ve orta yoğunluklu egzersizde yağlar temel
kaynak olurken egzersiz yoğunluğu artınca karbonhidratlar temel kaynak durumuna geçerler.
Egzersiz sırasında iskelet kaslarında glikoz alımının
düzenlenmesi tam olarak anlaşılmamakla birlikte bunun
insülinle bağımlı bir mekanizma olduğu görüşü ileri
sürülmektedir[22]. Yüksek yoğunluktaki egzersizler
sırasında anaerobik glikolizis ve kreatinkinaz reaksiyonu
ana enerji kaynağıdır[23]. Bu çalışmada W%25>AE'deki
egzersiz testlerinde iş kapasiteleri ve egzersizi devam
ettirebilme süreleri 1 denek hariç önemli oranda düşüş
göstermektedir (Şekil 3). Yoğun egzersize bağlı üretilen
laktik asidin bikarbonat tampon sistemi tarafından
tamponlanması kapasitesinin üstüne çıktığı zamanlarda
kas hücresinde artan asitte kaslarda yorgunluğa neden
olmaktadır[24,25]. Artan kas H+ iyon konsantrasyonu
glikoneogenolitik ve glikolitik yolaklarda önemli rol
oynayan düzenleyici enzimlerden fosforilaz ve
fosfofruktokinazı inhibe etmektedir[26]. Artan inorganik
fosfat sarkoplazmik retikuluma girip serbest Ca++ varlığını
da azaltarak yorgunluğa neden olabilmektedir[27].
Yorgunlukta rol oynayan diğer bir önemli faktör ise artan
serbest radikal olduğu ileri sürülmüştür[28-30] Egzersiz
yoğunluğunun %65'den %85 VO2max'a arttığı
egzersizlerde lipit oksidasyonunun azaldığı gösterilmiştir[23,25,31]. Bu çalışmada W%25>AE'deki iş gücü %75
Wmax seviyelerine denk gelmekte ve substrat kullanım durumu 1.00 üzerinde olup anaerobik karbonhidrat
ağırlıklı oksidayonu göstermektedir. Vücut endojen
karbonhidrat depoları sınırlı miktarda olduğundan
VO2max'ın %70-80 seviyesine denk gelen egzersiz
testlerinde 3 saat süre ile testin devamını
desteklemektedir. Egzersize bağlı olarak karbonhidrat
depolarının azalması da egzersiz kapasitesinin
azalmasına ve yorgunluğa neden olan önemli
faktörlerdendir[32,33].
Aminoasitler aerobik egzersizlerde diğer bir substrat
olup enerji üretimlerine katılımları %5 civarındadır ve
karbonhidrat kaynakların tükenmesinde bile katılımı %10
civarında olmaktadır[34]. Proteinlerin yakımı ile RQ
değeri 0.830-0.850 arasında olmaktadır.
Egzersiz yoğunluğunun sağlık ve fitnes üzerine
etkilerinin optimal hale getirilebilmesi için uygun egzersiz
protokolünün bireylere göre seçimi yapılmalıdır. Sabit
yük egzersiz testinin başlangıcındaki karbonhidrat
kullanımı ve sonradan yağ yakım oranının artışı nedeni
ile AE'deki egzersiz protokolü özellikle kilo problemi olan
bireylerde kullanılması gereken etkili bir egzersiz
parametresidir.
Bulgular
Deneklerin, şiddeti düzenli olarak artan yüke karşı
yapılan egzersiz testi sırasında ulaştıkları maksimal iş
gücü (Vmax) ve AE'deki iş gücü değerleri (WAE) sırası ile
222±29 W, 137±23 W, 61±2 olarak bulundular.
Deneklere WAE, W%25>AE, W%25



Tartışma
Deneklerin, şiddeti düzenli olarak artan yüke karşı
yapılan egzersiz testi sırasında ulaştıkları Wmax ve
AE'deki iş gücü değerlerinin vücut ağırlıkları başına
miktarı, literatürde normal kabul edilen değerler ile uyum
göstermektedirler[11,12]. Aerobik metabolizmadan
anaerobik metabolizmaya geçiş noktasını tanımlayan
AE'deki iş gücü oranı deneklerin Wmax'larının %56 ile
%64'ü arasında değişmektedir[1,11,12].References
- OBEZ HASTALARDA ŞİDDETİ DÜZENLİ OLARAK ARTAN YÜKE KARŞI YAPILAN EGZERSİZİN SERUM LEPTİN DÜZEYİ ÜZERİNE ETKİLERİ
- Artan Yüke Karşı Yapılan Egzersiz Sırasında Solunum Parametrelerinin Erkek ve Bayanlarda Karşılaştırılması *
- Sedanter Bireylerde Artan Yüke Karşı Yapılan Egzersiz Testi Sırasında Kalp Atım Hızı-İş Gücü Arasındaki İlişkinin Aerobik-Anaerobik Bölgelerinde İncelenerek Kalp Atım Etkinliğinin Belirlenmesi
- Obezite Tedavisi İçin Umut Verici Yeni Bir Peptid: Nesfatin-1
- Şiddeti Düzenli olarak Artan Yüke Karşı Yapılan Egzersiz Sırasında İş Gücünün Kalp Atım Oranı Anaerobik Eşik Hesaplanmasında Etkin bir Yöntemdir