Eksizyonel Biyopsi Sonucu Pilomatrikoma Olan Olguların Retrospektif Değerlendirilmesi
Cilt 27, Sayı 3
Aralık 2013 · Sayfalar 141-144
Eksizyonel Biyopsi Sonucu Pilomatrikoma Olan Olguların Retrospektif Değerlendirilmesi
A Retrospective Evaluation of Patients with The Excisional Biopsy Result of Pilomatrixoma
Ahmet BOZDAĞ1, Zekiye KANAT2, Barış GÜLTÜRK1, Ali AKSU1, Burhan Hakan KANAT3, Mustafa GİRGİN4
1Harput Devlet Hastanesi, Genel Cerrahi Kliniği Elazığ, TÜRKİYE 2Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dermatoloji Anabilim Dalı Elazığ, TÜRKİYE 3Elazığ Eğitim Araştırma Hastanesi, Genel Cerrahi Kliniği Elazığ, TÜRKİYE 4Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Elazığ, TÜRKİYE
Anahtar Kelimeler:Pilomatrikomaeksizyonel biyopsi
Keywords:Pilomatrixomaexcisional biopsy
Amaç: Bu çalışmada, genel cerrahi polikliniklerinde karşılaşılan ve malign transformasyon
gösterebilme özelliğinden dolayı çok önemli olan, pilomatrikoma nedeniyle ameliyat edilen
hastaların değerlendirilmesi amaçlandı.
Gereç ve Yöntem: Eylül 2008-Mart 2012 tarihleri arasında Harput Devlet Hastanesi genel
cerrahi polikliniğinde pilomatrikoma nedeniyle ameliyat edilen 13 hasta yaş, cinsiyet, lezyon
lokalizasyonu ve karakteristikleri açısından incelendi.
Bulgular: Kitle yakınması ile başvuran hastalardan histopatolojik inceleme sonucu pilomatrikoma
olarak gelen 13 hastanın verileri, retrospektif olarak incelendi. İncelenen 13 hastanın yaş
ortalaması 37,53 ve kadın/erkek oranı 6/7 idi. Lezyonlar olguların 7'sinde (%50) üst
ekstremitelerde, 6'sında (%42.8) baş-boyun bölgesinde ve 1'inde (%7.2) gövdede yerleşmişti.
Olguların 12'sinde lezyonlar tek, sert veya elastik kıvamlı bir deri altı nodülü şeklindeydi. Bir
olguda ise lezyon kistik yapıda idi. Tümörlerin çapları 0.3-5 cm arasında değişmekteydi.
Sonuç: Pilomatrikoma sık görülen ancak patognomonik bir bulgusunun olmaması ve çeşitli atipik
formlarının olması nedeniyle diğer cilt altı yerleşimli tümörlerle karıştırılabilir. Bu nedenle
cerrahlarca eksizyonel biyopsi yaparken pilomatrikomanın ayırıcı tanıda akılda tutulması önerilir.
Objective: To evaluate the patients who were operated due to Pilomatricoma, which is
encountered in General Surgery polyclinics and very important to show due to nature of
malignant transformation.
Material and Methods: Thirteen patients who were operated due to pilomatricoma in Harput
State Hospital between September 2008 and March 2012, were investigated according to their
age, gender, localization and characteristics of the lesions.
Results: 13 patients admitted with pilomatricoma mass as a result of histopathological
examination evaluated retrospectively. The mean age of the 13 patients was 37.53 and the
female / male ratio was 6/7, respectively. The lesions were located in upper extremities in 7
patients (50%), located in head and neck region in 6 (42.8%) patients, and located on the body in
1 (7.2%) patient. Lesions were single, elastic or rigid subcutaneous nodules except one. One was
cystic lesion. Diameters of the tumors ranged from 0.3-5 cm.
Conclusion: Pilomatricoma is a common tumor which has various atypical forms and can be
mixed to other skin and subcutaneous tumors due to lack of a patognomonic symptom. For this
reason, surgeons are recommended to keep in mind the differential diagnosis of pilomatricoma
while performing excisional biopsies.
Giriş
Pilomatrikoma; ilk kez 1880 yılında Malherbe ve Chenantais tarafından sebase
bezlerden kaynaklanan benign subkutan bir tümör olarak tanımlanmıştır[1].
Literatürde; trikomatrikoma, polimatriksoma ve Malherbe’nin kalsifiye epitelyoması
olarak da bilinir. Lever ise 1949 yılında histopatolojik olarak bu lezyonu kıl follikülü
matriksinden köken alan, kalsifiye olmaya eğilimli hamartomatoz bir lezyon olarak
tanımlamıştır. Kıl folikülü ile ilşkili tüm tümörlerin yaklaşık olarak %20’sini oluşturur[2,3].
Genellikle tek, duyarlı olmayan, deri renginde veya açık mavi renkte subkutan
yerleşimli nodül olarak ele gelir. Fakat multipl lezyon da görülebilmektedir. En sık
yerleşim yeri üst extremite ve baş boyun bölgesidir. Ailesel olarak da tespit edilebilen
lezyonlar Gardner Sendromu ve sarkoidoz hastalığına eşlik ettiği literatürde
bildirilmiştir[2,3].
Kadınlarda ve özellikle ilk iki dekatta daha sık
görülmektedir. Dermatohistopatolojik spesmenlerin içinde
sıklığı 1/500 ile 1/924 arasında değiştiği ve boyut olarak
da çoğunlukla 4 cm çapın altında görüldüğü
bildirilmektedir. Ayrıca literatürde malign transformasyon
gösteren, akciğer, kemik, beyin gibi organlara metastaz
yapan lezyonlarda bildirilmiştir. Histolojik olarak tümör iyi
sınırlıdır ve sıklıkla bir bağ dokusu kapsülüyle çevrilidir.
Lezyon belirgin nukleolusu olan bazaloid hücreler ve
tümör merkezindeki keratinizasyon sonucunda oluşan
çekirdeksiz gölge hücreler içerir. Tedavisi cerrahi
eksizyondur[4,5].
Bu çalışmada, amacımız genel cerrahi
polikliniklerinde de karşılaşılabilen cilt altı nodüler
lezyonlardan biri olan pilomatrikoma’yı 13 olgunun klinik
ve demografik özellikleri ve literatür eşliğinde gözden
geçirmektir.
Gereç ve Yöntem
Eylül 2008-Mart 2012 tarihleri arasında Harput Devlet
Hastanesi Genel Cerrahi polikliniğine cilt altında kitle
şikayeti ile müracaat eden ve total eksize edilen kitlenin
histopatolojik inceleme sonucu pilomatrikoma ile uyumlu
gelen 13 olgu çalışmaya dahil edildi. Olguların klinik ve
demografik özelliklerine retrospektif olarak kayıtlı dosya
ve patoloji raporlarından ulaşıldı.
Olguların tedavisi; poliklinik şartlarında, lokal
infiltrasyon anestezisi ile asepsi kurallarına uyarak,
kanama kontralünde koter kullanılarak ve lezyon
çevresinde en az 1 cm sağlam doku kalacak şekilde
elipsoid olarak eksizyon yapılarak sağlandı. Bütün
olguların histopatolojik değerlendirilmesi; patoloji uzmanı
tarafından hematoksilen eozin boyaması yapılan
preparatlarda ışık mikroskobu altında yapıldı. Gölge
hücre, bazaloid hücre, transizyonel hücre, kapsül varlığı
ve lobüler yapının varlığı değerlendirilerek tanısı konuldu.
Bulgular
İncelenen 13 hastanın yaş ortalaması 37,53 ve
hastaların 6’sı (%46.15) erkek, 7’si (% 53.84) kadın idi.
Genellikle çocuk ve gençlerde görülmesine rağmen bizim
hastalarımızın en genci 3, en yaşlısı ise 76 yaşındaydı.
Dört olgu (%30.76) 15 yaş altındaydı (Tablo 1).
Tablo 1: Olguların yaş dağılımı
Bir hastada iki adet lezyon mevcut olup diğer
hastalarda birer lezyon vardı. On üç hastada toplam 14
lezyon eksize edildi.
Lezyonlar olguların 7’sinde (%50) üst
ekstremitelerde, 6’sında (%42.8) baş-boyun bölgesinde
ve 1’inde (%7.2) gövdedeydi (Tablo 2). Olguların biri
hariç diğerlerinde lezyonlar tek, sert veya elastik kıvamlı
bir deri altı nodülü şeklindeydi. Bir lezyon ise kistik
yapıda idi. Eksize edilen lezyonların 13’ü kirli beyaz
renkte birisi ise kahverenginde idi. Tümörlerin çapları
0.3-5 cm arasında değişmekteydi (Tablo 3).
Tablo 2: Lezyonların Anatomik Dağılımı
Tablo 3: Lezyonların Boyutları
Genellikle ön tanı olarak aklımıza sık gelmeyen ve
patoloji raporu sonrası farkına varabildiğimiz bir lezyon
olarak karşılaşılmaktadır. Lezyonların eksizyon öncesi
düşünülen ön tanısı ve ciltte oluşturmuş olduğu belirtiler
yeterli kayıt olmadığından değerlendirilemedi. Bu
olguların hiçbirisine radyolojik tetkik yapılmamıştı.
Tartışma
Malherbe’nin kalsifiye epitelyoması olarak bilinen
pilomatrikoma kıl follikülü matriksinden köken alan,
kalsifiye olmaya eğilimli hamartomatoz bir lezyondur.
Pilomatrikomalar, genellikle sert, yavaş büyüyen, ağrısız
üzeri normal cilt dokusu ile örtülü subkutanöz veya
dermal kitle olarak görülen benign lezyonlardır. Kistik
veya solid olabilir ve genellikle hareketlidirler. Lezyonun
yüzeyel yerleştiği durumlarda kitlenin üzerini örten cilt
mavi kırmızı bir renk gösterebilir[6].
Her yaş grubunda, bu tümörler ortaya çıkabilmesine
rağmen en sık çocuk ve gençlerde görülür.
Çalışmamızda da hastalarımızın %46.14’ü 30 yaş altında
idi. Bayanlarda 1.5-2.5 kat daha sık görülmektedir[7].
Pilomatrikomaların büyük bir bölümü baş-boyun
bölgesinde, geri kalan bölümü ise gittikçe azalan oranda
üst ekstremite, gövde ve alt ekstremitelerde ortaya
çıkmaktadır. Ulusal literatürde bildirilen olgularda da başboyun
bölgesi yerleşimi ağırlıktadır. Ancak çalışmamızda
ki veriler gibi pilomatrikomaların üst ekstremite
yerleşiminin daha sık olduğu yayınlarda vardır[8-10].
Sıklıkla boyutu 4 cm’nin altında ve tek nodül olarak
görülmesine karşın %2-3 oranında multipl olarakta
görülebilir. Bizim olgularımızda da literatürde ki verilere
uygun olarak sadece bir lezyon dışında ki tüm lezyonlar
4 cm’nin altında ve sadece bir olguda birden fazla lezyon
vardı. Ailesel formu daha az sıklıkta görülmektedir.
Literatürde Gardner Sendromu, miyotonik distrofi, sarkoidozis, kafatası dizostozisi, Rubinstein-Taybi
Sendromu ve Turner Sendromu ile birlikte görüldüğü
bildirilmiştir[11,12].
Pilomatrikoma ön tanısı, klinik özellikler dikkate
alınarak konulmalıdır. Anamnezde; çocukluk çağında,
ağrısı olmayan, sert ve yavaş büyüyen kitle mevcut olup,
olmadığı araştırılmalıdır. Palpasyonda ise çok sert bir
kitle patognomoniktir. Lezyon üzerindeki cildin gerilmesi
ile alttaki kitlenin çok yüzlü nodüler yapısının görülebildiği
‘tent sign’ yani ‘çadır belirtisi’ tanıda yardımcı
olabilmektedir[13].
Pilomatrikomaların ayırıcı tanısında; parotis tümörleri,
sebase kistler, kondroma, dev hücreli fibrohistiositik
tümör, yabancı cisim reaksiyonları, atipik fibroksantoma,
ossifiye hematom, metastatik kalsifikasyon, dermoid kist,
metaplastik kemik formasyonu ve osteoma kutis göz
önünde bulundurulmalıdır. Özellikle parotis bölgesi gibi
önemli anatomik yapıların yer aldığı preauriküler bölgede
görülen lezyonlarda ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi
ve manyetik rezonans görüntüleme faydalı olacaktır[12,13].
Bu tümörlerin kesin tanısı için ise histopatolojik
inceleme şarttır. Bu incelemede bazofilik ve gölge
hücreleri ve parankimal tümör hücrelerinde ve/veya
konnektif dokularda kalsiyum birikimi araştırılmalıdır
(Şekil 1). Bazoloid hücrelerde, hücresel pleomorfizm,
yüksek mitotik aktivite, lokal invazyon veya vasküler
invazyon mevcut ise pilomatriks karsinoma tanısı
konulmakta olup bu pilomatrikomanın malign
transformasyon gösterdiğini işaret etmektedir.
Şekil 1: Pilomatrikoma tanısı alan bir olgunun
histopatolojik görünümü (HE 400X)
Pilomatrikomaların tedavisi tümörün tamamının
eksize edilmesidir (Şekil 2). Tümör tamamen çıkarıldığı
zaman rekürrens gözlenmez. Nield ve arkadaşları, 1986
yılında çocukta ilk kez rekürrens rapor etmişler ve bu
tümörde gördükleri iki özelliği belirtmişlerdir; birincisi
perinöral infiltrasyon, diğeri ise vasküler invazyondur.
Şekil 2: Total eksize edilmiş bir pilomatrikoma materyali
Pilomatriks karsinomalar erkeklerde daha sık,
ortalama 45 yaşlarında görülmekte ve bu tümörlerde
rekürens daha sık karşımıza çıkmaktadır. Metastazı ise,
başta akciğerler olmak üzere lenf nodları, karaciğer,
kemik, beyin, plevra, böbrek ve kalp gibi organlara
olduğu literatürde bildirilmiştir[14-16].
Sonuç olarak pilomatrikoma sık görülmesine rağmen
klinik özelliklerinin iyi bilinmemesi, patognomonik bir
bulgusunun olmayışı ve çeşitli atipik formlarının olması
nedeniyle diğer cilt altı yerleşimli tümörlerle karıştırılabilir.
Selim bir tümör olmakla birlikte literatürde genellikle bir
pilomatrikoma’dan gelişen ve nadir de olsa uzak
metastaz yapan malign pilomatrikoma vakaları da
mevcuttur. Bu nedenle cerrahların tüm deri tümörleri gibi
pilomatrikoma konusunda da bilgilenmesi ve ayırıcı
tanıda akılda tutulması önerilir.
References
Malherbe A, Chenantais J. Sur 1'epithelioma calcifie des
glandes sebacees. Progr Med (Paris) 1880; 8: 826-838.
Colver GB, Buxton PK. Pilomatrixoma. An elusive
diagnosis. Int J Dermatol 1988; 27: 177-178.
Aslan G, Erdoğan B, Aköz T, et al. Multiple occurrence of
pilomatrixoma. Plast Reconstr Surg 1996; 98: 510-513
Tüzün Y, Gürer MA, Serdaroğlu S, Oğuz O, Aksungur VL.
Dermatoloji. 3. Baskı, İstanbul: Nobel Matbaacılık, 2008.
Elverici E, Barça AN, Araz L, Yüksel E. Erkek memesinde
nadir bir kitle: Pilomatrikoma. Meme Sağlığı Dergisi 2011;
7: 137-139.
Mackie RM. Tumours of the skin appendages.
Rook/Wilkinson/Ebling Textbook of Dermatology. Milan:
Ed. Champion RH, Burton JC, Burns DA, Breathnach SM.
6’inci Baskı. Blackwell Science 1998; 1699-1700.
Mendes Neto JA, Raposo RM, Segalla DK, Leonhardt FD.
Pilomatrixoma in the head and neck. Braz J
Otorhinolaryngol 2009; 75: 618.
Cigliano B, Baltogiannis N, De Marco M. Pilamatricoma in
childhood: A retrospective study from three European
paediatric centres. Eur J Pediatr 2005; 164: 673-677.
Pulvermacker B, Seroussi D, Haddad R, Mitrofanoff M.
Plimatricoma or calcifying epithelioma of Malharbe. A
pediatric review of 89 cases. [Article in French]. Ann Chir
Plast Esthet 2007; 52: 39-42.
Mansur AT, Serdar ZA, Erçin Z, Gunduz S, Aker F.
Pilomatrikomali 25 olgu’nun klinik ve histopatolojik
özellikleri. Turkderm 2004; 38: 37-40
Turhan-Haktanir N, Demir Y, Sahin O, Bükülmez A,
Tüzüner M. Pilomatricoma: A review of six pediatric cases
with nine lesions. Turk J Pediatr 2009; 51: 44-84.
Yener M, Kalekoğlu N, Özdoğan A. Parotis Lojunda
Yerleşik Pilomatriksoma: Olgu Sunumu. Turk Arch
Otolaryngol 2002; 40: 144-147.
Graham JL, Merwin CF. The tent sign of pilomatricoma.
Cutis 1978; 22: 577-580.
Ünlü Y, Karabağlı P, Kılıç H, Uğurluoğlu C. Pilomatriks
karsinoma. Selçuk Tıp Dergisi 2007; 23: 35-37.
Mayadağlı A, Yılmaz A, Tepetam H, Borataç Ü, Çepni K.
Pilomatriks karsinoma: Olgu sunumu. Kartal Eğitim ve
Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi 2003; 14: 213-215.
Nield DV, Saad MN, Ali MH. Aggressive pilomatrixoma in
a child: A case report. Br J Plast Surg 1986; 39: 139-141.