[ Ana Sayfa | Editörler | Danışma Kurulu | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | E-Posta ]
Fırat University Medical Journal of Health Sciences
2026, Cilt 40, Sayı 1, Sayfa(lar) 093-097
[ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
İdiyopatik Skolyoz Tedavisinde Schroth Metodunun Etkinliği: Tek Merkez Deneyimi
Emel SABAZ KARAKEÇİ, Türkan TUNCER
Fethi Sekin Şehir Hastanesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Kliniği, Elazığ, TÜRKİYE
Anahtar Kelimeler: Schroth, skolyoz, egzersiz, rehabilitasyon
Özet
Amaç: Skolyoz; omurganın kendi ekseni etrafında dönmesi sonucu ortaya çıkan, sadece koronal planda değil, her üç planda da şekil bozukluğuna yol açan kompleks bir eğriliktir. Konservatif tedavide; Fizyoterapötik Skolyoz Spesifik Egzersizleri (FSSE) ve özellikle Schroth Metodu, etkinliği kabul edilen önemli bileşenlerdir. Bu çalışmanın temel amacı, İdiyopatik Skolyoz (İS) tanısıyla izlenen hastalarda uygulanan Schroth tedavisinin etkinliğini, tedavi öncesi ve sonrası radyolojik sonuçlar üzerinden değerlendirmektir.

Gereç ve Yöntem: Bu retrospektif ve tek merkezli çalışmaya; Ocak 2024 ile Kasım 2025 tarihleri arasında, cerrahi endikasyonu bulunmayan eğrilik derecesine sahip ve 15 seanslık Schroth programına tam uyum gösteren hastalar dahil edilmiştir. Hastalar, aynı deneyimli fizyoterapist eşliğinde, üç boyutlu düzeltme prensiplerine dayalı kişiye özel bir tedavi programı almıştır. Tedavi etkinliği; başlangıçta ve birinci yılın sonunda, ayakta çekilen radyografiler üzerinden hesaplanan Cobb açısındaki değişimle değerlendirilmiştir. Tedavi öncesi ve sonrası ölçümler arasındaki istatistiksel anlamlılık, Wilcoxon İşaretli Sıralar Testi ile analiz edilmiştir.

Bulgular: Çalışmaya ortalama yaşı 14.86±5.197 yıl olan toplam 35 hasta (23 kadın, 12 erkek) dahil edilmiştir. Tedavi öncesi ortalama Cobb açısı 14.649±7.064° iken, tedavi sonrasında bu değer 12.157±7.815° olarak bulunmuştur (p=0.003).

Sonuç: İzole olarak uygulanan Schroth metodunun, İS tanılı hastalarda orta vadede (1 yıl) Cobb açısını azaltmada etkili olduğu saptanmıştır. Bu bulgu, konservatif skolyoz yönetiminde Schroth egzersizlerinin klinik önemini destekler niteliktedir.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Giriş
    Skolyoz; omurganın kendi ekseni etrafında dönmesi sonucu ortaya çıkan, sadece koronal planda değil, her üç planda da şekil bozukluğuna yol açan kompleks bir eğriliktir 1,2. Bu patoloji her yaşta teşhis edilebilse de vakaların çoğu 10 ila 18 yaşları arasındaki ergenlik döneminde tespit edilir. Skolyoz temel olarak; omurga dışı nedenlere bağlı geçici bir durum olan yapısal olmayan (fonksiyonel) skolyoz ve omurganın kendisindeki kalıcı değişikliklerden kaynaklanan yapısal skolyoz olmak üzere iki ana kategoriye ayrılır 3. Fonksiyonel skolyoz, altta yatan neden (örn. bacak uzunluk farkı, kas asimetrisi) ortadan kalktığında düzelirken; yapısal skolyoz konjenital, nöromüsküler veya sendromik nedenlere bağlı kalıcı bir deformite oluşturmaktadır 4.
  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Materyal ve Metot
    Araştırma ve Yayın Etiği: Bu çalışma, xxx hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon (FTR) polikliniğinde, retrospektif ve tek merkezli olarak yürütülmüştür. Çalışma için Fethi Sekin Şehir Hastanesi Girişimsel Olmayan Etik Kurulu’ndan gerekli onay alınmıştır (Protokol No: 2025/18-21).

    Çalışmaya, Ocak 2024 ile Kasım 2025 tarihleri arasında aşağıdaki kriterlere uyan hastalar dahil edilmiştir:

    • İdiyopatik skolyoz tanısı almış olmak,
    • Tedavi süreci boyunca korse kullanmamış olmak,
    • Cerrahi endikasyon sınırının altında kalan bir eğrilik derecesine sahip olmak,
    • Schroth rehabilitasyon programına ve ev egzersiz programına tam uyum göstermek,
    • Tedavi öncesi ve sonrasına ait tüm radyografik ölçümlerin sistemde mevcut olması.

    Tüm hastalara, aynı deneyimli fizyoterapist eşliğinde, FTR ünitesinde kişiye özel Schroth tedavi programı uygulanmıştır. Hastalar, üç hafta boyunca haftada 5 gün olmak üzere toplam 15 seans tedavi almış; her seans bir saat sürecek şekilde planlanmıştır. Tedavi süreci; üç boyutlu (3D) düzeltme prensiplerine dayalı olarak hastanın eğrilik tipine özel asılma, mobilizasyon, biçimlendirme ve germe-güçlendirme egzersizlerini içeren temel Schroth bileşenlerinden oluşmuştur.

    Klinik seansların tamamlanmasının ardından, hastaların postürel düzeltmeyi günlük yaşam aktivitelerinde sürdürebilmeleri amacıyla kişiye özel ev egzersiz programları düzenlenmiştir. Hastaların tedaviye uyumları; 3, 6 ve 9. aylardaki poliklinik kontrollerinde takip edilmiştir. Tedavi etkinliği; başlangıç (baseline) ve tedavi bitiminden bir yıl sonraki radyolojik görüntülemeler üzerinden, iki aşamalı olarak geriye dönük (retrospektif) şekilde değerlendirilmiştir.

    Radyografik Değerlendirme: Tüm hastaların klinik takibi; ayakta, 90x35 cm boyutlarında kasetler kullanılarak, iki metre mesafeden çekilen ön-arka (AP) ve yan grafiler ile gerçekleştirilmiştir.

    • Ön-Arka (AP) Grafi: Eğrilik tipi, omurga ve gövde dengesi, iskelet gelişimi (Risser işareti) ve alt ekstremite uzunluk farklarının değerlendirilmesinde kullanılmıştır.

    • Yan Grafi: Torakal ve lomber omurgadaki sagital plan deformiteleri (kifoz, lordoz, spondilolizis ve spondilolistezis) incelenmiştir.

    Tedavi etkinliğinin birincil ölçütü olarak Cobb açısı belirlenmiştir. Cobb açısı hesaplanırken; AP radyografide eğriliğin başladığı ve bittiği uç vertebralar (end-vertebralar) tespit edilmiştir. Üst uç vertebranın üst kenarına ve alt uç vertebranın alt kenarına paralel olarak çizilen doğrular arasındaki açı Cobb açısını (c) oluşturmaktadır.

    Uygulamada bu doğruların kesişim noktası çoğu zaman radyografi alanı dışında kaldığından, geometrik olarak bu açıya eşdeğer olan ve paralel çizgilerden uzatılan dikmeler arasındaki açı (a) ölçülmüştür 9 (Şekil 1). Tüm radyolojik takipler ve ölçümler, hata payını minimize etmek amacıyla aynı uzman hekim tarafından gerçekleştirilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Şekil 1: Cobb açısı ölçümü. (a) Ön-arka planda, (b) sagital planda

    İstatistiksel Analiz: Araştırmadan elde edilen veriler, IBM SPSS Statistics 22.0 paket programı kullanılarak analiz edilmiştir. Analizler öncesinde, sürekli değişkenlerin normal dağılım varsayımını sağlayıp sağlamadığı Kolmogorov-Smirnov Testi ile belirlenmiştir. Elde edilen bulgulara göre, Normal Dağılım Gösteren Veriler: İki bağımsız grup arasındaki farklılıkların analizinde parametrik testlerden Bağımsız Örneklemler t-testi (Paired Samples t-test) kullanılmıştır. Normal Dağılım Göstermeyen Veriler: Gruplar arasındaki karşılaştırmalarda ise parametrik olmayan testlerden Wilcoxon İşaretli Sıra testi uygulanmıştır. Tüm istatistiksel analizlerde p<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir.

    Çalışmamızın örneklem büyüklüğünün hesaplanması amacıyla a priori güç analizi yapılmıştır. Schroth egzersizlerinin Cobb açısında orta düzeyde bir etki yaratacağı (dz=0.5) varsayılmıştır. %80 güç (1-β = 0.80) ve p<0.05 anlamlılık düzeyi (Two-tailed test) ile iki değerlendirme aşamasına dahil edilmesi gereken minimum örneklem büyüklüğü G*Power 3.1.9.7 programı kullanılarak n=34 olarak hesaplanmıştır.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Bulgular
    Çalışmaya 23 kadın,12 erkek hasta alınmıştır. Kadın hastaların yaş ortalaması 14.17±5.58 (4-25) yıl olurken erkek hastaların yaş ortalaması 16,17±4.26 (7-25) yıl yıl olarak tespit edildi. Çalışmaya alınan hastalarda kadın ve erkek grupları arasında yaş ortalaması açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadı (p=0.163).

    Hastalara uygulanan Schroth tedavisinin etkinliğini değerlendirmek amacıyla, tedavi öncesi ve sonrası Cobb açısı ölçümleri karşılaştırılmıştır. Ölçümlere ait tanımlayıcı istatistikler Tablo 1'de gösterilmiştir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Tablo 1: Çalışma popülasyonunun tanımlayıcı istatistikleri ve cobb açısı ölçümleri

    Tedavi öncesi ortalama Cobb açısı 14.649±7.064∘ iken, tedavi sonrasında bu değerde düşüş gözlenmiş ve ortalama 12.157±7.815∘ olarak hesaplanmıştır. Veriler normal dağılım varsayımını karşılamadığı için, tedavi öncesi ve sonrası ölçümler arasındaki farkın istatistiksel anlamlılığı Wilcoxon İşaretli Sıra Testi ile analiz edilmiştir. Analiz sonucunda, Schroth tedavisi uygulanan hastaların Cobb açısı değerlerinde istatistiksel olarak anlamlı bir azalma olduğu saptanmıştır (Z=−2,924; p=0.003). Cinsiyetler arasında tedavi etkinliği açısından ise anlamlı bir fark bulunamadı (p=0.064). Bu sonuç, uygulanan tedavi protokolünün skolyoz açısını düşürmede etkili olduğunu göstermektedir.


    Büyütmek İçin Tıklayın
    Şekil 2: Hastaların tedavi öncesi ve sonrası ortalama cobb açısı değerleri

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Tartışma
    İdiyopatik skolyoz, optimal terapötik sonuçlara ulaşmak amacıyla hedefe yönelik ve multidisipliner bir yaklaşım gerektiren kompleks bir ortopedik patolojidir. Son yıllarda yapılan çalışmalar; İS’in, obezite ve miyopiden sonra adolesanlar arasında en yaygın görülen üçüncü sağlık sorunu olduğunu ortaya koymuştur 10. Bu tablo, özellikle İS’te erken teşhis, önleyici yaklaşımlar ve düzeltici müdahalelerin kritik önemini vurgulamaktadır. Skolyoz Araştırma Derneği; hafif ve orta dereceli eğriliklerin yönetiminde, gözlem ve korseleme gibi konservatif yöntemlerin öncelikli olarak tercih edilmesi gerektiğini bildirmektedir 11. Bu yaklaşımların temel amacı, eğriliğin progresyonunu (ilerlemesini) durdurarak cerrahi müdahale ihtiyacını mümkün olduğunca ortadan kaldırmak veya geciktirmektir 12.

    Konservatif skolyoz tedavisi; deformiteyi stabilize etmeyi, eğriliği azaltmayı ve postürel estetiği iyileştirmeyi hedefler. Geleneksel korseleme yöntemleri İS yönetiminde etkili olsa da korse kullanımı; fiziksel rahatsızlık, stresli deneyimler ve olumsuz öz saygı ile ilişkilendirilmiş, bu durum hastaların yaşam kalitesinde düşüşe neden olmuştur 13. Öte yandan güncel literatürde; oto-düzeltme, düzeltilmiş postürün stabilizasyonu ve günlük yaşam aktivitelerinin entegrasyonuna dayanan FSSE yaklaşımlarının, hasta uyumu ve etkinlik açısından daha avantajlı bir müdahale olduğunu gösteren kanıtlar artmaktadır.

    FSSE yöntemlerinin bilimsel geçerliliği, uygulanan metodolojinin standartlarına doğrudan bağlıdır. Son on yılda yapılan bilimsel yayınlar, temel olarak Schroth Metodu ve skolyozda bilimsel egzersiz yaklaşımı üzerine yoğunlaşmıştır. Geleneksel Schroth Metodu, sunduğu kişiselleştirilmiş yaklaşım ve klinik etkinliği nedeniyle hem hastalar hem de terapistler tarafından yoğun ilgi görmektedir. Park ve ark. 7, Schroth metodolojisinin altı aydan kısa süren uygulamalarında orta, altı aydan uzun süren tedavilerinde ise yüksek etki büyüklüğü bildirmiştir. Benzer şekilde Burger ve ark. 8, bu tekniğin kısa süreli uygulamalarda dahi yüksek etkinlik gösterdiğini saptamıştır.

    Uzun süreli takipler, Schroth metodolojisinin skolyoz tedavisinde istatistiksel olarak anlamlı bir terapötik etkiye sahip olduğunu ortaya koymuştur. Hastaların değerlendirilmesinde; radyolojik bir parametre olan Cobb açısı ile klinik muayenede skolyometre kullanılarak ölçülen gövde rotasyon açısı (Angle of Trunk Rotation - ATR), skolyozun şiddetini belirlemede en sık kullanılan temel göstergelerdir 14. Literatürde; Schroth tedavi sonuçlarının başlangıç Cobb açısına, Risser işaretine ve uygulanan tedavinin yoğunluğuna bağlı olarak değişkenlik gösterdiği, bu parametrelerin tedavi planlamasında kritik rol oynadığı vurgulanmıştır. Negrini ve ark. 12 tarafından yürütülen bir çalışmada; 25 aylık tedavi süreci sonunda çalışma grubundaki Cobb açısında (1.70±7.24°)'lik istatistiksel olarak anlamlı bir düzelme kaydedilmiştir. Schroth yönteminin etkinliği üzerine yapılan diğer araştırmalar, yöntemin sadece eğriliğin stabilizasyonunu sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda radyolojik gerilemeye de (regresyon) olanak tanıdığını göstermiştir. Örneğin, 18 aylık bir izlem çalışmasında, Schroth grubundaki katılımcıların %17'sinde Cobb açısında azalma, %62'sinde stabilizasyon sağlanırken; hastaların yalnızca %21'inde eğrilik artışı gözlenmiştir 15.

    Güncel klinik çalışmalar incelendiğinde; izole Schroth metodolojisi ATR’de anlamlı bir azalmaya yol açtığı bildirilmiştir 16. Ancak bu verilerin büyük bir kısmı, nispeten küçük örneklem gruplarından ve kısa süreli takip çalışmalarından elde edilmiştir. Bazı çalışmalarda ise gruplar arasında ATR açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Retrospektif nitelikteki çalışmamızda, tedavi etkinliğinin temel göstergesi olan Cobb açısında 12. ayın sonunda anlamlı bir azalma gözlenmiştir. Literatürdeki birçok kısa süreli çalışmayla kıyaslandığında, çalışmamızın bir yıllık takip sürecini kapsaması önemli bir avantaj olarak kabul edilebilir. Bununla birlikte; elde edilen klinik kazanımların uzun dönemdeki kalıcılığını ve olası nüks (tekrar artış) risklerini değerlendirebilmek için daha geniş örneklemli ve daha uzun süreli izlem çalışmalarına ihtiyaç duyulmaktadır.

    Güncel çalışmalar, Schroth egzersizlerinin özellikle 25 dereceye kadar olan hafif ve orta dereceli skolyoz olgularında yüksek etkinlik gösterdiğini desteklemektedir; ancak bu metodun şiddetli skolyozdaki etkinliği halen tartışma konusudur 17. Çalışmaya dahil edilen hastaların tedavi öncesi ortalama Cobb açısının 25 dereceden küçük olması, elde ettiğimiz başarılı sonuçların literatürdeki bu verilerle uyumlu olduğunu göstermektedir.

    Literatürde Schroth metodunun korse tedavisiyle kombinasyonu üzerine de farklı görüşler mevcuttur. Kyrkousis ve ark. 18, Schroth egzersizlerinin tek başına korse tedavisine kıyasla eğrilik toplamı üzerinde ek bir iyileşme sağlamadığını ileri sürerken; Schreiber ve ark. 19, altı aylık bir Schroth programının ardından eğrilik toplamında istatistiksel olarak anlamlı bir iyileşme kaydedildiğini belirtmişlerdir. Bizim çalışmamızda, izole Schroth uygulamasının orta vadede Cobb açısını azaltmadaki başarısı, bu egzersiz protokolünün konservatif yönetimdeki etkinliğini destekler niteliktedir.

    Hasta sayısının kısıtlı olması ve çalışmanın retrospektif tasarımı, sonuçlarımızın genellenebilirliği açısından temel kısıtlılıkları oluşturmaktadır. Ayrıca, tedavi etkinliğinin değerlendirilmesi sürecinde yaşam kalitesi ölçeklerinin (sorgulama formlarının) kullanılmamış olması, ev egzersiz programına uyumun standardize edilememesi ve skolyoz tipi ile lokalizasyonu gibi tedavi başarısını etkileyebilecek klinik faktörlerin analiz dışı kalması çalışmamızın diğer sınırlayıcı unsurlarıdır.

    Bu çalışma, izole olarak uygulanan Schroth metodunun, İS tanılı hastalarda müdahale sonrası bir yıllık süreçte Cobb açısını azaltmada etkili olduğunu göstermiştir. Elde edilen bulgular, cerrahi endikasyonu olmayan hastaların konservatif yönetiminde Schroth egzersizlerinin güçlü bir seçenek olduğunu desteklemektedir. Ancak; İS'li bireylerde yöntemin uzun vadeli etkilerini belirlemek ve en ideal multimodal müdahale protokollerini saptamak için daha geniş örneklemli ve uzun takipli prospektif çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • Kaynaklar

    1) Choudhry MN, Ahmad Z, Verma R. Adolescent Idiopathic Scoliosis. Open Orthop J 2016; 10: 143-54.

    2) Illés TS, Lavaste F, Dubousset JF. The third dimension of scoliosis: The forgotten axial plane. Orthop Traumatol Surg Res 2019; 105: 351-359.

    3) Peng Y, Wang SR, Qiu GX, Zhang JG, Zhuang QY. Research progress on the etiology and pathogenesis of adolescent idiopathic scoliosis. Chin Med J (Engl) 2020; 133(4): 483-493.

    4) Anwer S, Alghadir A, Abu Shaphe M, Anwar D. Effects of exercise on spinal deformities and quality of life in patients with adolescent ıdiopathic scoliosis. Biomed Res Int 2015; 2015: 123848.

    5) Essex R, Bruce G, Dibley M, Newton P, Dibley L. A systematic scoping review and textual narrative synthesis of long-term health-related quality of life outcomes for adolescent idiopathic scoliosis. Int J Orthop Trauma Nurs 2021; 40: 100844.

    6) Vialle R, Thévenin-Lemoine C, Mary P. Neuromuscular scoliosis. Orthop Traumatol Surg Res 2013; 99(1 Suppl): S124-39.

    7) Burger M, Coetzee W, du Plessis LZ, et al. The effectiveness of Schroth exercises in adolescents with idiopathic scoliosis: A systematic review and meta-analysis. S Afr J Physiother 2019; 75(1): 904.

    8) Park JH, Jeon HS, Park HW. Effects of the Schroth exercise on idiopathic scoliosis: A meta-analysis. Eur J Phys Rehabil Med 2018; 54(3): 440-449.

    9) Oğuz E, Ekinci Ş, Erşen Ö. Ergen İdiyopatik Skolyozda Radyolojik Değerlendirme ve Sınıflama Sistemlerinin İncelenmesi. TOTBİD dergisi 2013;12(1):73-82.

    10) The concept and implementation of the integration of sports and medicine from the perspective of healthy China—A review of the first China Conference on Physical Education and Health. J Capital Univ Phys Educ 2023; 35: 349-358.

    11) Parent EC, Wong D, Hill D, et al. The association between Scoliosis Research Society-22 scores and scoliosis severity changes at a clinically relevant threshold. Spine (Phila Pa 1976) 2010; 35(3): 315-322.

    12) Negrini S, Donzelli S, Aulisa AG, et al. 2016 SOSORT guidelines: Orthopaedic and rehabilitation treatment of idiopathic scoliosis during growth. Scoliosis Spinal Disord 2018; 13: 3.

    13) Reichel D, Schanz J. Developmental psychological aspects of scoliosis treatment. Pediatr Rehabil 2003; 6(3-4): 221-225.

    14) Ying XM, Lv LJ, Zhang HY, et al. Correlation between Cobb Angle and straight spinous process Angle in adolescent idiopathic scoliosis. China Orthop Inj 2023; 36: 949-953.

    15) Kwan KYH, Cheng ACS, Koh HY, Chiu AYY, Cheung KMC. Effectiveness of Schroth exercises during bracing in adolescent idiopathic scoliosis: Results from a preliminary study-SOSORT Award 2017 Winner. Scoliosis Spinal Disord 2017; 12: 32.

    16) Kocaman H, Bek N, Kaya MH, et al. The effectiveness of two different exercise approaches in adolescent idiopathic scoliosis: A single-blind, randomized-controlled trial. PLoS One 2021; 16(4): e0249492.

    17) Karavidas N, Iakovidis P, Chatziprodromidou I, et al. Physiotherapeutic Scoliosis-Specific Exercises (PSSE-Schroth) can reduce the risk for progression during early growth in curves below 25°: prospective control study. Eur J Phys Rehabil Med 2024; 60(2): 331-339.

    18) Kyrkousis A, Iakovidis P, Chatziprodromidou IP, et al. Effects of a long-term supervised schroth exercise program on the severity of scoliosis and quality of life in individuals with adolescent idiopathic scoliosis: A Randomized Clinical Trial Study. Medicina (Kaunas) 2024; 60(10): 1637.

    19) Schreiber S, Parent EC, Khodayari Moez E, et al. Schroth physiotherapeutic scoliosis-specific exercises added to the standard of care lead to better cobb angle outcomes in adolescents with idiopathic scoliosis - an Assessor and statistician blinded randomized controlled trial. PLoS One 2016; 11(12): e0168746.

  • Başa Dön
  • Özet
  • Giriş
  • Materyal ve Metot
  • Bulgular
  • Tartışma
  • Kaynaklar
  • [ Başa Dön ] [ Özet ] [ PDF ] [ Benzer Makaleler ] [ Yazara E-Posta ] [ Editöre E-Posta ]
    [ Ana Sayfa | Editörler | Danışma Kurulu | Dergi Hakkında | İçindekiler | Arşiv | Yayın Arama | Yazarlara Bilgi | E-Posta ]