Introduction
Standart (ayarlanma yapılmaksızın) şaşılık cerrahisi sonrası %20 oranında tekrar
ameliyat gerekmektedir. Tekrar ameliyat gereksinim oranını azaltmak ve ameliyat
sonrası aşırı ve yetersiz düzeltmelerin önüne geçebilmek için son yıllarda ayarlanabilir
sütürlü şaşılık cerrahisi uygulaması daha sık yapılmaktadır[
1]. Ayarlanabilir sütürle
yapılan şaşılık cerrahisi sonrası tekrar ameliyat gereksinim oranı %9.7 ‘ye kadar
düşmüştür[
2]. Bu nedenle komplike şaşılık cerrahisinde ve erişkin şaşılık cerrahisinde
ayarlanabilir sütür kullanılmaktadır.
Ayarlanabilir sütürlü şaşılık cerrahisi ameliyat öncesi
diplopisi olan şaşılıklar, ameliyat sonrası diplopi gelişme
riski yüksek olan şaşılıklar ve restriktif şaşılıklarda
kullanılmaktadır. Bu cerrahi genellikle genel veya
retrobulber anestezi altında iki aşamalı bir yöntem olarak
uygulanmaktadır[3]. Ancak son yıllarda, topikal anestezi
altında ameliyat esnasında tek aşamalı bir yöntem olarak
uygulanması giderek artmaktadır[4-6].
Bu çalışmanın amacı topikal anestezi altında tek
seanstaki horizontal şaşılık cerrahisinde intraoperatif
ayarlanabilir sütürün etkinliği ve uygulanabilirliğini
değerlendirmektir.
Material and Method
Kliniğimiz şaşılık biriminde Haziran 2005-Aralık 2006
tarihleri arasında muayene edilip ezotropya (ET) veya
ekzotropya (XT) tanısı alan 22 olgu çalışma kapsamına
alındı. Olguların 14'ünde XT, 8'inde ET mevcuttu.
Olguların hiçbiri daha önce şaşılık cerrahisi geçirmemiş
idi. Olgulara ameliyat öncesi diplopi testi yapılarak hedef
postoperatif kayma açısı belirlendi. Bütün ameliyatlar tek
bir cerrah tarafından yapıldı. Ameliyat öncesi
premedikasyon uygulanmayarak, %0.5 proparacaine
(Alcaine®, Alcon) topikal anestetik damlatıldı. Ameliyat
esnasında hastanın ağrı ihtiyacına göre ilave topikal
anestetik damla damlatıldı. Ameliyat boyunca bütün
hastaların kalp hızı, oksijen saturasyonu ve kan basıncı
takibi yapıldı. Cerrahi uygulanan horizontal kastan
geleneksel yöntemle ayarlanabilir sütür geçilip cerrahi
öncesi planlanan geriletme veya rezeksiyon miktarında
sütürler bağlandı. Daha sonra hasta ameliyat masasında
oturtularak uzak ve yakında kayma dereceleri ve diplopi
durumu değerlendirildi. Gereken hastalarda bu işlem
tekrarlanarak primer pozisyonda kayma veya diplopi
olmayacak şekilde kas pozisyonları yeniden ayarlandı.
Hastaların postoperatif 1. hafta, 3. ve 6. aylarda kayma
açıları ölçüldü. Postoperatif takiplerde, hedef kayma
açısının 10 prizm dioptri içerisinde kaymaya sahip olan
ve diplopisi olmayan olgular başarılı olarak kabul edildi.
Results
Bu çalışmaya 22 olgunun tek gözü dahil edildi.
Olguların 14'ünde XT, 8'inde ET mevcuttu. Olguların
ortalama yaşı 21.08 (16-34) idi. Çalışmada, horizontal
rektus kaslarının 18' ine ayarlanabilir geriletme 4' üne ise
ayarlanabilir rezeksiyon uygulandı. Postoperatif 1.
haftada 22 hastanın 20'sinde (%90.9) postoperatif 3. ve
6. aylarda ise 22 hastanın 19' unda (%86.3) cerrahi
başarı sağlandı. Hiçbir olguda postoperatif diplopi
görülmedi. Ameliyat esnasında ve sonrasında önemli bir
komplikasyon gözlenmezken özellikle ayarlanabilir
rezeksiyon esnasında hastalarda ihmal edilemeyecek
derecede ağrı ve rahatsızlık saptandı.
Discussion
Ayarlanabilir sütürlü şaşılık cerrahisinin ilk kez 1979
yılında Jampolsky[
7] tarafından tanımlanmasından günümüze kadar bu yöntemle ilgili önemli gelişmeler
kaydedilmiştir. Bu yöntemin temel avantajı ameliyat
sonrası fazla veya az düzeltmelerin önüne geçebilmektir.
Bu cerrahi yöntemle yeniden ameliyat riski azalmış ve
özellikle cerrahi sonrası kayma açısı kestirilemeyen
şaşılıkların tedavisinde önemli başarı sağlanmıştır[
3,
8].
Ayarlanabilir sütür cerrahisi sıklıkla iki aşamalı
yöntem olarak uygulanmakta; ilk aşamada cerrahi genel
veya retrobulber anestezi altında yapılmakta ve anestezi
etkisinin geçmesi ile ikinci ayarlama aşaması operasyon
odasının dışında ve anestezi doktorlarının kontrolü
olmaksızın yapılmaktadır. Bu ise hastalarda enfeksiyon
ve okülokardiak refleksin takibinin yapılamaması riskleri
taşımaktadır. Topikal anestezi altında ameliyat
esnasında tek aşamalı ayarlanabilir cerrahi yöntemle bu
riskler azalmakta ve operasyon hasta ve cerrah için daha
konforlu geçmektedir[5].
Çalışmamızda başarı sonuçları postoperatif 1.
haftada %90.9, 3. ve 6. aylarda ise %86.3' dür. Son
yıllarda aynı yöntemle yapılan bir çalışmada başarı
sonuçları postoperatif 1. haftada % 85.9, 3. ayda % 78.9
ve 6. ayda ise % 76.1 olarak saptanmıştır[5]. İki aşamalı
ayarlanabilir horizontal kas cerrahisinin yapıldığı bir
çalışmada ise başarı oranı postoperatif 6-24. aylar
arasında %80 oranında saptanmıştır[9]. Çalışmamız
erken dönem 6. ay sonuçları da bu çalışmalarda olduğu
gibi yüksek başarı oranına sahiptir. Altıncı ay sonunda
hastalarımızın çoğunda kayma açısının düzelmesi
nedeniyle rutin kontrollere düzenli gelmemişlerdir. Bu
nedenle planlanan uzun dönem sonuçlar için yeterli veri
elde edilememiştir.
Ayarlanabilir sütürle yapılan şaşılık cerrahisinin en sık
görülen komplikasyonları sütürün kesilmesi sonucu kas
kaçması veya kayması, sütürün yetersiz bağlanması
sonucu kas kayması ve bradikardi gelişimidir[1].
Çalışmamızdaki hastalarda bu komplikasyonlar
gelişmedi. Ancak tek aşamalı ayarlanabilir yöntemin en
önemli dezavantajı hastaların ameliyat esnasında ağrı
hissetmesidir[6]. Bu ağrıyı azaltmak için nazik cerrahi
önerilmekte ve özellikle tek başına topikal anestezi
kullanılıyorsa en fazla ağrı dokuların traksiyonu
özelliklede kas traksiyonu esnasında görülmektedir[6].
Bizim çalışmamızda da özellikle ayarlanabilir rezeksiyon
esnasında rezeke edilen kasın tekrar yapışma yerine
getirilmesi esnasında hastalarda şiddetli ağrı olduğunu
ve ayarlamanın yapılmasında zorlukla karşılaşıldığını
saptadık. Bu nedenle bu yöntemin uygulanacağı hasta
seçiminde, çocuk hastalardan ziyade orta ve erişkin
yaştaki hastaların seçilmesine dikkat edilmelidir.
Sonuç olarak topikal anestezi altında intraoperatif
ayarlanabilir horizontal şaşılık cerrahisi etkili bir yöntem
olmakla beraber ayarlanabilir rezeksiyonlar esnasında
hastalarda ciddi ağrı ve rahatsızlığa neden
olabilmektedir. Bu nedenle ağrı eşiği düşük ve çocuk
hastalarda planlanırken daha seçici ve dikkatli
davranılmalıdır.
References
- Buffenn AN. Adjustable suture use in strabismus surgery.
Curr Opin Ophthalmol 2005; 16: 294-297.
- Cogen MS, Guthrie ME, Vinik HR. The immediate
postoperative adjustment of sutures in strabismus surgery
with comaintenance of anesthesia using propofol and
midazolam. J AAPOS 2002; 6: 241-245.
- Weston B, Enzenauer RW, Kraft SP, Gayowsky GR.
Stability of the postoperative alignment in adjustable-suture
strabismus surgery. J Pediatr Ophthalmol Strabismus
1991; 28: 206-211.
- Sharma P, Reinecke RD. Single-stage adjustable
strabismus surgery for restrictive strabismus. J AAPOS
2003; 7: 358-362.
- Chang YH, Ryu IH, Han SH, Lee SJ, Lee JB. Intraoperative
adjustment in strabismus surgery under topical anesthesia.
Yonsei Med J 2006; 47: 667-671.
- Koc F, Durlu N, Ozal H, Yasar H, Firat E. Single-stage
adjustable strabismus surgery under topical anesthesia
and propofol. Strabismus 2005; 13: 157-161.
- Jampolsk A. Current techniques of adjustable strabismus
surgery. Am J Ophthalmol 1979; 88: 406-418.
- Isenberg SJ, Apt L, Yamada S. Overnight admission of
outpatient strabismus patients. Ophthalmic Surg 1990; 21:
540-543.
- Wygnanski-Jaffe T, Wysanbeek Y, Bessler E, Spierer A.
Strabismus surgery using the adjustable suture technique.
J Pediatr Ophthalmol Strabismus 1999; 36: 184-188.