Bingöl İli Uydukent Sağlık Ocağı Bölgesindeki 15–49 Yaş Kadınların Aile Planlaması Yöntemi Kullanım Düzeyinin Belirlenmesi
Volume 22, Issue 4
December 2008 · Pages 185-191
Bingöl İli Uydukent Sağlık Ocağı Bölgesindeki 15–49 Yaş Kadınların Aile Planlaması Yöntemi Kullanım Düzeyinin Belirlenmesi
Determining The Usage Level of Family Planning Method Among The Women Aged Between 15-49 in Uydukent Nursing Home District in Bingöl City
Hüsamettin KAYA1, Halim TATLI1, Yasemin AÇIK2, S.Erhan DEVECİ2
2Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi, Halk Sağlığı Anabilim Dalı, Elazığ, TÜRKİYE
Bu araştırma; Bingöl il merkezi Uydukent Sağlık Ocağı bölgesinde yaşayan 15–49 yaş grubu kadınların, aile planlaması yöntemlerini kullanma düzeyini saptamak amacıyla yapılmıştır.
n=Nt2pq2 / d2(N-1)+t2pq formülü kullanılarak sağlık ocağı bölgesinde yaşayan, 15-49 yaş grubu 5003 kadından, 303 kişi seçilmiştir (t=1.96, p=0.70, d=0.05). Tekrarlayan ziyaretlerle örnekleme alınan kadınların tümüne ulaşılmıştır.
Araştırmaya alınan kadınların %79.2'si 25-39 yaş grubundadır. %31.4'ü okur yazar değil ya da okur yazar fakat herhangi bir okul mezunu değildir. Kadınların %83.2 herhangi bir yöntem kullanmaktadır. Bunlardan %60.1 etkili bir yöntem, %23.1 etkisiz bir yöntemdir. En sık kullanılan yöntemler geri çekme (%23.1), RİA (%21.5), kondom (% 19.8), ve haptır (%13.9). Ortalama gebelik sayısı 2.73±1.61, ortalama düşük sayısı 0.07±0.35 olarak bulunmuştur. Kadınların %33.7'si kullandığı yöntemin güvenilir olması, %20'si ise daha sağlıklı olması nedeniyle tercih ettiğini belirtmiştir. Yöntem kullanmayan kadınların %39.6'sı çocuk istemediği için yöntem kullanmadığını ifade etmiştir. Kadınların eğitim düzeyinin yükselmesiyle, algılanan sağlık durumu üzerinde olumlu etkide bulunduğu saptanmıştır. Sosyoekonomik durum iyileştikçe yöntem kullanma sıklığı da artmaktadır.
Sonuç olarak; Uydukent Sağlık Ocağı bölgesinde yaşayan kadınların aile planlaması yöntemi kullanma oranları oldukça yüksektir. Ancak, etkili yöntem kullanma oranı düşüktür. Etkili yöntem kullanma oranını artırmak için eğitim programlarının, ihtiyaç duyan herkesi kapsayacak şekilde yaygınlaştırılması ve sürekli olması sağlanmalıdır.
This study has been carried out to determine the usage level of family planning method among the women aged between 15-49 in Uydukent nursing home district in Bingöl city.
Using n=Nt2pq2/d2(N-1)+t2pq (t=1.96, p=0.70, d=0.05), 303 women out of 5003 aged between 15-49 living in the private hospital district have been chosen. Through recurrent visits, all the women in the sample, have been accessed.
79.2% of the participants are within the range of 25-39. 31.4% out of the women in the study, are either illiterate or literate but didn't receive any formal education, namely didn't graduate from a school. 83.2% of the women participated in the study apply a method. From those methods, 60.1% is an efficient method while 23.1% is an inefficient one. The most frequently used methods are retreat ( 23.1%), RİA (21.5), condom (19.8%) and pills (13.9%). The average pregnancy rate is 2.73±1.61, abortion rate is 0.07±0.35. 33.7% of those reported that they prefer the method since it is reliable, while the rest of 20% prefer another method for being healthier. 39.6% of those who don't use a method pointed out that they don't apply a method as they don't want to have a child . It has been established that with the rise of educational level, there is a positive effect on the perceived healt situation. The higher the socio economical level, the more frequently the usage of the method is used.
As a result, the rate of using family planning methods among the women aged between 15-49 in Uydukent nursing home district in Bingöl city is rather high. However, the rate of using an efficient method is low. In order to increase the rate of efficient method, the educational programmes should be extended to all of those needing and should also be permanent.
Introduction
Aile planlaması hizmetlerinde amaç; istenmeyen gebelikleri ve buna bağlı olarak anne ve bebek ölümlerini önlemek, her aileye istedikleri zaman ve istedikleri sayıda çocuk sahibi olabilmeleri için yardım ve danışmanlık hizmeti sunmaktır. İyi bir aile planlaması hizmeti çocuk sahibi olmayan (infertil) çiftlerin, çocuk sahibi olabilmeleri için onlara sunulacak yardım hizmetlerini de kapsar[1]. Aile planlaması hizmetlerinin bir başka amacı da anne ve çocuk sağlığının düzeyini yükselmektir. Aile planlaması hizmetleri karar vermede aile fertlerinin yeteneklerini geliştirir ve aileye çocuk sahibi olma konusunda serbest karar verme özgürlüğünü tanır. Aile planlaması hizmetleri, topluma sunulması gereken “Temel Sağlık Hizmetleri“ kapsamı içinde önemli bir yer tutar[2].Aile planlaması hizmetlerini etkili bir şekilde uygulamayan ülkelerde aşırı doğurganlık ve buna bağlı olarak da riskli gebelik oranları yüksektir. Yapılan hesaplamalara göre, bu riskli gebelikler aile planlaması hizmetleriyle önlenebilmektedir[3]. Aşırı doğurganlık ve riskli gebelikler beraberinde bebek ölümlerini getirir. Aile planlaması çocukların yaşamasını, sağlığını ve gelişmesini olumlu yönden etkileyerek çocuk ölümlerini azaltmaktadır. Aşırı doğurganlığın anne sağlığının üzerindeki olumsuz etkisi aile planlaması hizmetleri ile giderilebilmektedir.
Bingöl ilinde daha önce aile planlaması yöntemi kullanma sıklığı konusunda herhangi bir araştırma yapılmamış olması, araştırmacıları bu çalışmaya yönlendirmiştir.
Bu araştırma; Bingöl İli Uydukent Mahallesinde 15-49 evli kadınların aile planlaması yöntemlerinin kullanım sıklığını ve kullanımı etkileyen faktörleri saptamak amacıyla yapılmıştır
Material and Method
Tanımlayıcı tipte olan bu araştırma; Aralık 2006-Şubat 2007 tarihleri arasında yapılmıştır. Bingöl il merkezinde bulunan 6 sağlık ocağı içerisinde randomla bir sağlık ocağı seçilmiş ve bu sağlık ocağı bölgesinde yaşayan 5003 kişiden n=Nt2pq2 / d2(N-1)+t2pq formülü kullanılarak 303 kişi seçilmiştir ( t=1.96, p=0.70, d=0,05). Sağlık Ocağı bölgesinde bulunan 4 sağlık evinin her biri nüfusu oranında örneklem temsil edilmiştir.Araştırmaya alınan kişilere genelde çoktan seçmeli sorulardan oluşan bir anket form yüz yüze görüşme tekniği ile uygulanmıştır. Anket; demografik özelikler, gebelik, doğum, aile planlaması yöntemleri, aile planlaması yöntemini tercih etme nedenleri, aile planlaması yöntemini temin etme yerini tercih etme nedeni, aile planlaması yöntemini kullanmama nedeni, bilgi kaynakları ile algılanan sağlık bilgisine yönelik sorulardan oluşmaktadır[4].
Araştırmada kullanılan formlardan elde edilen veriler veri kodlama kılavuzu hazırlandıktan sonra bilgisayar ortamında SPSS for Windows 12.0 programına kaydedilmiştir. Hata kontrolleri, tablolar, istatistikî analizler bu program aracılığı ile yapılmıştır. Önemlilik testi olarak T testi ve ki-kare testleri kullanılmıştır.
Results
Araştırma kapsamına alınan 15-49 yaş kadınların ortalama yaşları 32.10±6.21’dir. %27.5’i 25–29 yaş grubunda yer almaktadır. %24.8’i okur- yazar değildir. %38’nin yeşil kartı vardır (Tablo 1).

Kadınların ortalama; gebelik sayısı 2.73±1.61, canlı doğum sayısı 2.56±1.48, ölü doğum sayısı 0.06±0.31, düşük sayısı 0.07±0.35 ve istemli düşük sayısı 0.02±0.18’dir.
Araştırma kapsamına alınan kadınların %2,3’ü son doğumunu, herhangi bir yardım almaksızın kendi başına yaptığını, %59.4’ü ebenin, %25.1’i doktorun yardım ettiğini belirtmiştir. Kadınların %90.1’i son gebeliğini canlı doğum ile, %2.6’sı kendiliğinden düşük ile ve %1’i ölü doğum ile sonlandığı bulunmuştur.
Araştırmaya alınan kadınların %60.1’si etkili, %23.1’i etkisiz ve %15.8 yöntem kullanmadıklarını belirtmişlerdir. Kadınların %23.1’i geri çekme, %21.5’i RİA, %19.8’i kondom, %13.9’u hap, %1’i fitil ve %3 sterilizasyon yöntemini kullandıklarını belirtmişlerdir (Tablo 2).

Kadınların %94.1’i aile planlaması yöntemleri için ücret ödemediğini, %3.6’sı ücret ödediğini, %2.3’ü ise ücret ödeyip ödemediğini hatırlamadığı belirtmişlerdir.
Araştırmaya katılan kadınların “Sağlık açısında kendinizi nasıl hissediyorsunuz?“ sorusuna %67.7’si iyi, %9.9’u çok iyi, %17.2’si orta, %5.3’ü kötü hissettikleri şeklinde cevap vermişlerdir.
Kadınların aile planlaması yöntemini tercih etme nedeni, yöntemi temin etme yeri ve yöntemi temin etme yerini tercih etme nedenlerinin dağılımını Tablo 3 vermektedir.

Araştırmada yöntem kullanmayan kadınların %39.6’sı çocuk istediği için, %16.7’si gebe olduğu için, %14.6’sı kocası yanında olmadığı için, %4.2’si kocası istemediği için, %6.2’si sağlığına zararlı olduğu için, %8.3’ü çocuğunu emzirdiği ve bu nedenle gebe kalmayacağını düşündüğü için aile planlaması yöntemini kullanmadığını belirtmişlerdir (Tablo 4).

Aile planlaması yöntemini kullanan kadınların ortalama; yaşı 32.22±5.96, gebelik sayısı 2.84±1.51, kişi başına gelir 208.49±192.46, canlı doğum sayısı 2.65±1.37 olarak bulunmuştur. Araştırmada aile planlaması yöntemi kullanmayan kadınların ortalama; yaşı 31.67±7.54, gebelik sayısı 2.18±1.97, kişi başına gelir 242.14±299.12, canlı doğum sayısı 2.12±1.93 olarak bulunmuştur (Tablo 5).

Araştırmada aile planlaması yöntemini kullanan kadınların %28.2’si herhangi bir okul mezunu olmayan, %48’i ilköğretim mezunu, %23.8’i lise üstü okul mezunu olarak bulunmuştur. Aile planlaması yöntemini kullanan kadınların %91.3’ü sağlık güvencesi olduğu, %8.7’si sağlık güvencesi olmadığı sonucu bulunmuştur. Aile planlaması yöntemini kullanan kadınların algılan sağlık durumuna %9.1’i çok iyi, %67.8’si iyi, %17.8’i orta, %5.3’ü kütü olarak cevap vermişlerdir (Tablo 6).

Araştırma kapsamına alınan kadıların eğitim düzeyine göre son doğuma yardım eden kişi, son doğumun akıbeti ve algılanan sağlık durumunun dağılımı Tablo 7 vermektedir.

Discussion
Öğrenim durumu incelendiğinde, kadınların %23.8 lise mezunu, %44.9’u ilköğretim mezunu ve %31.8’i ise herhangi bir okul mezunu değildir (Tablo 1). Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) 2003 genel sonucuna göre kadınların %60.2’si herhangi bir okul mezunu olmayan, %32.7’si ilköğretim mezunu, %6.9’u ise lise ve üstü öğrenim düzeyinde olduğu sonucu saptanmıştır[5]. TNSA 2003’ün verilerine göre kente yaşayan kadınların %19,8’i herhangi bir okul mezunu değil, %51.7’si ilköğretim mezunu, %28.1 ise lise ve üstü öğrenim düzeyinde oldukları belirlenmiştir[5]. Araştırma kapsamına alınan kadınların eğitim durumu TNSA kent verilerine göre düşük olduğu görülmektedir. Bu şekilde bir sonucun çıkması, Bingöl’de kadınlara yönelik eğitime daha çok önem verilmesi gerekliliğini ortaya koymaktadır.Araştırmaya alınan kadınların ortalama gebelik sayısı 2.73±1.61, canlı doğum sayısı 2.56±1.48, ölü doğum sayısı 0.06±0.31, istemli düşük sayısı 0.02±0.18 ve kendiliğinden düşük 0.07±0.35 ’dir. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması (TNSA) 2003 verilerine göre ülke genelinde evli kadınlarda ortalama canlı doğum sayısı 2.64, ölü doğum sayısı %4, istemli düşük sıklığı %24, kendiliğinden düşük sıklığı %20 olarak açıklanmıştır[5]. Gülbayrak ve arkadaşları Elazığ’da yaptıkları bir çalışmada kadınların ortalama gebelik sayıları %3.14, ortalama canlı doğum sayıları %2.28 olarak bulunmuştur[6]. Araştırmada ortalama canlı çocuk sayısı TNSA verileri ile uyumludur. Ölü doğum sayısı, istemli düşük sayısı ile kendiliğinden düşük sayısı TNSA’nın açıkladığı oranlardan daha düşük bulunmuştur. Bunun araştırmanın il merkezinde yapılması ve kırsal kesimin dikkate alınmaması ile ilişkisi olduğu düşünülmektedir. Araştırmada ortalama gebelik sayısı Gülbayrak ve arkadaşlarının Elazığ ilinde yaptıkları araştırmadaki veriden düşük, canlı doğum sayısı ise yüksek bulunmuştur.
Aile planlaması yöntemlerinin kullanım durumu incelendiğinde, kadınların %83.2’si herhangi bir aile planlama yöntemini kullandığı sonucu saptanmıştır. (Tablo 2). TNSA 2003 sonuçlarına göre ise; evli kadınların %71’i herhangi bir aile planlama yöntemini kullandığı sonucu saptanmıştır[5]. Araştırmada herhangi bir aile planlama yöntemini kullanma durumu TNSA 2003’e göre daha yüksek düzeyde olması araştırmanın il merkezinde yapılması ve kırsal kesimin dikkate alınmamasından kaynaklanmış olabileceği düşünülmektedir. Neriman A. ve arkadaşının Nilüfer Halk Sağlığı Eğitimi ve Araştırma Bölgesinde yaptıkları çalışmada aile planlaması yöntemi kullanma hızı %84.8 olarak bulunulmuştur[7]. Bu oran ile çalışmadaki oran birbirine yakındır. Bu da kırsal kesimin dikkate alınmadan sadece kentlerde yapılan çalışmalarda aile planlaması yöntemlerin kullanma oranların Türkiye geneli ortalamasının bir hayli üstüne çıkabileceğini göstermektedir.
Uydukent Mahallesi Sağlık Ocağı Bölgesi’nde kadınların %60.1’i etkili, %23.1’i ise geleneksel kullanmaktadır. Yöntem kullanan kadınların %21.5’i RİA, %19.8’i kondom, %13.9’u hap, %3’tüp ligasyon, %1.3’ü fitil, %0,6’sı aylık iğne, %23.1’i ise geri çekme yöntemini kullanmaktadır (Tablo 2). Göngür L. ve arkadaşları Elazığ Yeni Mahalle Eğitim ve Araştırma Sağlık Ocağı Bölgesinde yaptıkları araştırmada, kadınların %48.3’ü etkili, %51,7’si ise geleneksel yöntem kullandıkları bildirilmiştir[8]. TNSA 2003 sonuçlarına göre kadınların %42.5’i etkili, %28.5’i geleneksel yöntem kullandıkları saptanmıştır. Kentsel bölgelerde kadınların %21.5’i RİA, %12.1’i kondom, %5.9 tüp ligasyon, %5’i hap, %1,3 ise diğer etkili yöntemleri tercih ettikleri bildirilmiştir[5]. Buna göre bölgemizde aile planlaması yöntem kullanma oranı diğer bölgelere göre yüksektir.
Yöntem kullanmayan kadınların büyük bir kısmı çocuk istediği için (%39.6), gebe olduğu için (%16.7) ya da eşi yanında olmadığı için (%14.6) yöntem kullanmadığını ifade etmiştir (Tablo 4). 2003 TNSA verilerine göre yöntem kullanmayan kadınların %33.3’ü gebe kalmasının zor olduğunu, %37.9’u menopoz olduğu için, %1.3’ü eşi istemediği için, %1.7’si dini nedenlerle aile planlaması yöntemi kullanmadıklarını belirtmişlerdir[5]. Yöntem ulanmayan kadınların, kullanmama nedenleri arasında sağlık kaygısının yer almaması, bölgede aile planlaması danışmanlığı ile etkili yöntem kullanma oranı yükseltilebileceği düşünülmektedir.
Tablo 8 Türkiye’de yapılan bazı çalışmalarda bulunan etkili yöntem ile toplam yöntem kullanma yüzdelerini vermektedir. Bu çalışmalarda etkili yöntem kullanma oranı en yüksek yerin Isparta Gönen olduğu, en düşük yerin ise Samsun olduğu görülmektedir. Tablo 8 incelendiğinde ülkemizde etkili yöntem kullanma sıklığının, ülkenin batısından doğusuna gittikçe ve güneyinden kuzeye gittikçe azaldığı görülmektedir. Çalışmadaki sonuç ise bu duruma uymamaktadır. Bunun nedeni çalışmanın yapıldığı bölgenin il merkezi olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.

Etkili yöntem kullanan kadınların %55.7’si yöntemi kamu sektöründen, %3.7’si özel sektörden temin ettiklerini belirtmişlerdir (Tablo 3). TNSA 2003’e göre ise etkili aile planlaması yöntemlerini kullananların %58’i kamu sektöründe, %40’ı da özel sektörden temin ettikleri sonucu saptanmıştır. Kullanılan yöntemlerin kamu sektöründe temin edilme yüzdesi, araştırma ile TNSA 2003 çok yakın çıkmıştır. Ancak gebeliği önleyici yöntemlerin özel sektörden temin edilme yüzdesi araştırmada çok düşük çıkmıştır. Oranın düşük oluşu katılımcıların ekonomik durumlarının düşük olması sonucuyla meydana gelmiş olabileceği düşünülmüştür.
Yöntem kullanan kadınların %59.2’sinin sağlık ocağı ve AÇSAP merkezinden, %7.1’i hastaneden, %3.5’ü eczaneden, %0.08’i özel muayenehaneden temin ettiklerini belirtirken, %29.4’ü kullandıkları yöntemin herhangi bir yerden temin edilmesinin gerekmediğini belirtmişlerdir (Tablo 3). TNSA 2003 sonuçlarına göre modern yöntem kullanan kadınların %33.2’si sağlık ocağı ve AÇSAP merkezlerinden, %24.5’i devlet hastanelerinden, %24.8’i eczanelerden, %3.9’u özel hastane, %9.4’ü özle doktor, %3.7’si diğer özel yerlerden temin ettiklerini belirtmişlerdir[4]. TNSA 2003’e göre yöntem temin edilen yerlerin başında sağlık ocağı ve AÇSAP merkezi gelmektedir ve bunları eczaneler takip etmektedir. Araştırmada ise yöntem temin edilen yerlerin başında sağlık ocakları ve AÇSAP merkezi gelmektedir ve bunları hastaneler takip etmektedir. Araştırmada yöntem temin edilme yerlerinden sağlık ocağı ve AÇSAP merkezi ile hastanelerin oranının yüksek çıkması, Bingöl ilinde özel sağlık kuruluşlarının olmamasının yanında sağlık ocağı ve AÇSAP merkezindeki hizmetlerin ücretsiz olmasından kaynaklandığı düşünülmektedir.
Araştırmaya alınan kadınların aile planlaması yöntemlerini kullananların büyük bir kısmı ilkokul mezunu (%48) ve okul mezunu olmayanlardan (28.2) oluşmaktadır (Tablo 6). 2003 Türkiye Nüfus ve Sağlık araştırması verilerine göre aile planlaması yöntemlerinin kullananların %47.9’u ilkokul ve %43.3’ü herhangi bir okul mezunu olmayan kişilerden oluşmaktadır[5]. Araştırmada yöntem kullananların çoğunun ilkokul mezunu olmaları TNSA ile uyumludur. Ancak okul mezunu olmayanların oranı TNSA 2003’e göre düşük çıkması araştırmanın il merkezinde yapılmış olması ve kırsal kesimin dikkate alınmamasından kaynaklandığı düşünülmektedir.
Sonuç olarak; Bingöl İli Uydukent Sağlık Ocağı Bölgesinde “15–49“ yaş kadınının aile planlaması yöntemi kullanımı son yıllarda etkili bir şekilde artmasına rağmen yeterli bir düzeye ulaşılamamıştır. Bu nedenle birinci basamak çalışanları ile basın yayın organları ve sivil toplum kuruluşlarının işbirliğini içeren etkili bir eğitim ve hizmet sunumu sayesinde modern aile planlaması yönteminin kullanımını artıracaktır.
References
- T.C Sağlık Banklığı Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Genel Müdürlüğü, Ulusal Aile Planlaması Hizmet Rehberi 1. Ankara, 1995.
- S. Mayda A, Arslan T, Bozkurt H, Dedeli İ, Özkan M. Düzce İli Kalıcı Konutlar Bölgesinde 15-49 Yaş Arası Kadınlarda Yöntem Kullanma Oranları ve Tercih Nedenleri. TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni. 2005, 4 (5)
- B.Babadağlı, S.Şahin. Sakarya Doğum ve Çocuk Bakımevi ile SSK İzmit Hastanesi'nde Doğurganlık Dönemin Kadınların Aile Planlaması ve Danışmanlığı Konusunda Bilgi ve Tutumlarının Karşılaştırılması. Fırat Sağlık Hizmetleri Dergisi Cilt:1, Sayı:2, (2006)
- Yavuz C.I., Günay O. Kocaeli İli Arslanbey Sağlık Ocağı Bölgesinde 15-49 Yaş Evli Kadınların Sosyo Demografik Özelikleri, Doğum Kontrol Yöntemi Kullanma ve Aile Planlaması Hizmetlerinden yararlanma Durumlarının İncelenmesi, Kocaeli Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı. 2004, Kocaeli.
- Hacettepe Üniversitesi Nüfus Etüdleri Enstitüsü. Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırması 2003. Ankara.
- Gülbayrak C, Açık Y, Deveci S.E. Elazığ İl Merkezinde İki Sağlık Ocağı Bölgesinde 15-49 Yaş Evli Kadınların Doğurganlık Özelikleri ve Üreme Sağlıkları. Sağlık ve Toplum Dergisi. Yıl:14. Sayı:2, Nisan Haziran 2004
- Aydın N, Aytekin H. Nilüfer Halk Sağlığı Eğitim ve Araştırma Bölgesinde yaşayan 15-49 yaş evli kadınların aile planlaması yöntemlerini kullanma durumları, doğurganlık özelikleri ve bunları etkileyen etmenler. Sağlık ve Toplum Dergisi. 2006, 16 (1): 70-76
- Güngör L., Güngör Y., Açık Y. Elazığ Yeni Mahalle Eğitim ve Araştırma Sağlık Ocağı Bölgesinde Sunulan Ana Çocuk Sağlığı ve Aile Planlaması Hizmetlerinin Değerlendirilmesi. F.Ü Sağlık Bilimler Dergisi 2003, 17(4), 267-271
- Mayda A S, Yakalı G., Eriman M. Düzce İli Konuralp Bölgesindeki 15-49 yaş evli kadınların aile planlaması yöntem kullanma durumları ve yöntem kullanma nedenleri. Sağlık ve Toplum Dergisi. 2004, 12 (1): 67-72
- Dündar C, Süren C, Ordulu F, Kaynar E, Peşken Y., Samsun il merkezinde 15-49 yaş evli kadınlarda aile planlaması yöntemi kullanma durumu ve etkileyen faktörler. 8.Ulusal Halk Sağlığı Kongresi, 23-28 Eylül Diyarbakır Kongresi Kitabı 1; 2002. p.163-165.
- Şimşek Z. Kurçer M A, Ersin F, Gözükara F, Kayahan M. Şanlıurfa Tılfındır Sağlık Ocağı Bölgesindeki 15-49 yaş evli kadınların aile planlaması hakkındaki bilgileri ve yöntem kullanımını etkileyen faktörler. 8.Ulusal Halk Sağlığı Kongresi, 23-28 Eylül Diyarbakır, Kongre Kitabı 1; 2002. p. 176-179.
- Karaçomak Z, Ertem M, Ceylan A, Saka G. Diyarbakır Şehitlik Sağlık Ocağı Bölgesin' de kadınların aile planlaması kullanma sıklıkları ve bunu etkileyen faktörler. 9.Ulusal Halk Sağlığı Kongresi, 2-6 Kasım Ankara, Kongre Kitabı 2004. p.222.
- Öztürk M, Kişioğlu N, Çakmak A. Isparta Gönende kadınların aile planlaması uygulamaları ve etkileyen faktörler. Sağlık ve Toplum Dergisi. 199; (2):17-21.
- Tokçu B, Eskiocak M, Ekuklu D, Saltık A. Edirne İl Merkezinde 15-49 yaş evli kadınların aile planlaması yöntemleri konusundaki bilgi düzeyleri ve yöntem kullanma oranları. 8.Ulusal Halk Sağlığı Kongresi, 28 Eylül Diyarbakır, Kongre Kitabı 1; 2002 . p. 180-184.
- Ceber Türkistanlı E, Mermer G, Yıldız F. Evka 4 Nolu Sağlık Ocağı Bölgesinde15-49 yaş arası evli kadınların aile planlaması yöntem kullanma durumları. 8.Ulusal Halk Sağlığı Kongresi, 23-28 Eylül Diyarbakır, Kongre Kitabı 1; 2002. p.169-171.
- S. Mayda A, Arslan T, Bozkurt H, Dedeli İ, Özkan M. Düzce İli Kalıcı Konutlar Bölgesinde 15-49 Yaş Arası Kadınlarda Yöntem Kullanma Oranları ve Tercih Nedenleri. TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni. 2005, 4 (5)