Bakteriyel Deri Enfeksiyonlarından İzole Edilen Mikroorganizmaların Antibiyotik Duyarlılığı ve Ampirik Antibiyotik Tedavisinin Değerlendirilmesi
Volume 28, Issue 1
February 2014 · Pages 005-010
Bakteriyel Deri Enfeksiyonlarından İzole Edilen Mikroorganizmaların Antibiyotik Duyarlılığı ve Ampirik Antibiyotik Tedavisinin Değerlendirilmesi
Antibiotic Susceptibility of Microorganisms Isolated from the Bacterial Skin Infections and Evaluation of Empirical Antibiotic Therapy
Betül DEMİR1, Affan DENK2, Gülden ESER KARLIDAĞ3
1Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dermatoloji Anabilim Dalı, Elazığ, TÜRKİYE 2Fırat Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Elazığ, TÜRKİYE 3Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları Kliniği, Elazığ, TÜRKİYE
Keywords:Bakteriyel deri enfeksiyonuampirik antibiyotikBacterial skin infectionempirical antibiotic
Giriş: Bakteriyel deri enfeksiyonlarında en sık izole edilen patojen mikroorganizmalar
Staphylococcus aureus (S. aureus) ve Streptococcus pyogenes'dir. Bu çalışma, bakteriyel deri
enfeksiyonlarına en sık neden olan mikroorganizmaları saptamak ve bakteriyel deri
enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ampirik antibiyotikler ile izole edilen patojenlere karşı
antibiyotik duyarlılık sonuçlarını karşılaştırmak amacıyla yapıldı.
Gereç ve Yöntem: Bu çalışma Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Dermatoloji ve
Enfeksiyon Hastalıkları polikliniğine başvuran ve bakteriyel deri enfeksiyonu tanısı konulan 38
hasta da yapıldı. Enfeksiyon bölgesinden elde edilen örnekler, (%5) koyun kanlı agar ve eozin
metilen blue agar besiyerlerine ekilerek 37°C'de 18-24 saat inkübe edildikten sonra besi yerinde
izole edilen Gram pozitif bakteriler için katalaz ve koagülaz testi uygulandı. Bakterilerin antibiyotik
duyarlılık testleri Kirby-Bauer disk difüzyon yöntemi ile Klinik ve Laboratuvar Standartları
Enstitüsü önerilerine uygun olarak çalışıldı.
Bulgular: Bu çalışmada en sık S. aureus (%29) izole edildi. Ampirik tedavi olarak en sık
başlanan antibiyotikler sırasıyla; ampisilin/sulbaktam (SAM) (%29), amoksisilin-klavulanat (AMC)
(%26.3) ve fusidik asit (FA) (%21.1) idi. S. aureus ve koagülaz negatif stafilokok (KNS) suşlarının
oksasilin direnci sırasıyla (%9.9) ve (%20), penisilin direnci (%81.8) ve (%70), eritromisin direnci
ise (%72.7) ve (%80) olarak saptandı. Tüm gram pozitif suşlar; vankomisin, teikoplanin ve
linezolide duyarlı iken tüm gram negatif basiller imipenem, moksifloksasin, levofloksasin ve
gentamisine duyarlı bulundu.
Sonuç: Bu çalışmada deri enfeksiyonlarına en sık neden olan bakterinin S. aureus olduğu tespit
edildi. S. aureus ve KNS suşlarında oldukça yüksek oranda penisilin ve eritromisin direnci
geliştiği belirlendi.
Objective: Most frequently isolated pathogens are staphylococcus aureus (S. aureus) and
streptococcus pyogenes. This study was performed to determine the most common cause of
bacterial skin infections and to compare the results of antimicrobial sensitivity against isolated
microorganisms and the empirical antibiotics used to treat bacterial skin infections.
Materials and Methods: This study was performed with 38 patients who were diagnosed as
bacterial skin infection in Dermatology and Infectious Diseases outpatient clinic of Firat University
Hospital. The samples were inoculated onto (5%) Sheep Blood Agar and Eosin Methylene Blue
Agar. Catalase and coagulase test was performed for isolated Gram positive bacteria after
incubation at 37 ° C for 18 to 24 hours. Catalase and coagulase tests were applied to Gram
positive bacteria. Antimicrobial sensitivity tests were performed according to the Clinical and
Laboratory Standards Institute recommendations by the Kirby-Bauer disk diffusion method.
Results: The most common isolated microorganism was S. aureus (29%). Most common
antibiotics were ampicillin / sulbactam (29%), amoxicillin-clavulanate (26.3%) and fusidic acid
(21.1%), respectively as empirical therapy. S. aureus and coagulase-negative staphylococci
(CNS) strains of oxacillin resistance, respectively (9.9%) and (20%), penicillin resistance (81.8%)
and (70%), erythromycin resistance is (72.7%) and (80%), respectively. All gram-positive strains,
vancomycin, teicoplanin and linezolid were sensitive to imipenem all gram-negative bacilli,
moxifloxacin, levofloxacin and were sensitive to gentamicin.
Conclusion: In this study, S. aureus was the most common bacteria causing infections of the
skin detected. High ratio of penicillin and erythromycin resistance was determined in S. aureus
and CNS strains.
Introduction
Derinin bakteriyel enfeksiyonları toplumda en sık
karşılaşılan enfeksiyonlardandır. Dermatoloji
polikliniklerinde ayaktan tedavi olan hastaların kabaca
%20'si bakteriyel deri enfeksiyonu tanısı alan hastalardır.
Piyodermi olarak tanımlanan bakteriyel deri
enfeksiyonları; lokal yara bakımı ve oral antibiyotiklerle
ayaktan takip ve tedavi edilebilen impetigo, follikülit gibi
hafif seyirli enfeksiyonlardan, selülit ve apse gibi ciddi
sorun oluşturabilecek farklı klinik tablolara sahip bir dizi
enfeksiyonu içerir[1-3]. Deri ve deri altı dokusunu tutan
bakteriyel enfeksiyonları sınıflandırmak oldukça zordur.
Bir enfeksiyon bazen derinin bir veya daha fazla katını
tutabilir[1]. Deri ve yumuşak doku enfeksiyonları;
yüzeyel ve derin doku enfeksiyonları olmak üzere iki ana
alt başlık altında incelenebilir. Bu sınıflandırmaya göre
impetigo, follikülit, fronkül, karbonkül, ektima, erizipel ve
selülit yüzeyel deri enfeksiyonları içerisinde yer
almaktadır[1,3,4].
Bakteriyel deri enfeksiyonlarında en sık izole edilen
patojen mikroorganizmalar Staphylococcus aureus ve
Streptococcus pyogenes'dir. Daha az sıklıkla Gram
negatif aerobik koliformlar ve anaeroblar etken
olabilmektedir[3]. Günümüzde pratik uygulamada,
genellikle kültür-antibiyogram sonucu beklenmeden
tedaviye başlamak gerekmektedir. Bu enfeksiyonlarda
ampirik tedavi başlanırken; hastanın öyküsü (yaşadığı
coğrafya, hayvan maruziyeti, ısırık öyküsü, travma
ve/veya cerrahi öyküsü, seyahat öyküsü), hastanın
immün durumu, yaşı, kullandığı ilaçlar, sistemik toksisite
belirti ve bulguları (ateş, hipotermi, taşikardi,
hipotansiyon), fizik muayenede enfeksiyonun
lokalizasyonu ve sık görülen etkenler göz önüne
alınmalıdır[3-5].
Bu çalışma, bakteriyel deri enfeksiyonlarına en sık
neden olan mikroorganizmaları saptamak ve bakteriyel
deri enfeksiyonlarının tedavisinde kullanılan ampirik
antibiyotikler ile izole edilen patojenlere karşı antibiyotik
duyarlılık sonuçlarını karşılaştırmak amacıyla yapıldı.
Material and Method
01.01.2012—31.12.2012 tarihleri arasında Fırat
Üniversitesi Hastanesi Dermatoloji ve Enfeksiyon
Hastalıkları polikliniğine başvuran ve bakteriyel deri
enfeksiyonu tanısı konulan 38 hastada yapıldı.
Hastaların yaş, cinsiyet, enfeksiyon tipi, lezyonların
yerleşim bölgeleri, etken mikroorganizmalar, izolatların
antibiyotik duyarlılıkları ve ampirik başlanan antibiyotikler
kaydedildi.
Lezyonlardan alınan örnekler taşıyıcı besiyeri
kullanılarak laboratuvara ulaştırıldı. Veziküler/büllöz
lezyonlar ve apselerin içeriği, antisepsi kurallarına
uyularak enjektörle aspire edildi ve kısa sürede
laboratuvara ulaştırılması sağlandı. Tüm örnekler, (%5)
Koyun Kanlı Agar ve Eozin Metilen Blue Agar
besiyerlerine ekilerek 37 °C'de 18-24 saat inkübe edildi.
Kültürde üretilen tüm bakteriler, koloni morfolojileri ve
Gram boyanma özelliklerine göre incelendi. İzole edilen
Gram pozitif bakteriler için katalaz ve koagülaz testi
yapıldı. Tüm izole edilen mikroorganizmalar, VITEK 2
otomatize sistem kullanılarak identifiye edildi. İzole edilen
bakterilerin in vitro duyarlılık testleri için; penisilin,
ampisilin-sulbaktam, amoksisilin-klavulanat, sefazolin,
sefuroksim, seftriakson, gentamisin, eritromisin,
levofloksasin, moksifloksasin, imipenem, oksasilin,
vankomisin, teikoplanin, linezolid ve fusidik asit diskleri
kullanıldı. Bakterilerin antibiyotik duyarlılık testleri Kirby-
Bauer disk difüzyon yöntemi ile Klinik ve Laboratuvar
Standartları Enstitüsü önerilerine göre yapıldı[6].
Antibiyogram sonuçları duyarlı ve dirençli olarak
değerlendirildi. İstatistiksel analiz SPSS 12.0 paket
programı kullanıldı. Çalışmada elde edilen değerler
ortalama±standart sapma ve sayı veya yüzde olarak
verildi.
Results
Çalışmaya 21-74 yaşları arasında 23'ü (%60.5)
erkek, 15'i (%39.5) kadın toplam 38 hasta alındı.
Olgularda erkek/kadın oranı 1.53 olarak saptanırken, yaş
ortalaması 43.17±16.76 yıl idi. Hastaların 11'i (%29)
follikülit, 9'u (%23.7) selülit, 7'si (%18.4) apse, 4'ü
(%10.5) fronkül, 3'ü (%7.9) karbonkül, 2'si (%5.3)
impetigo, 1'i (%2.6) ektima ve 1'i (%2.6) diyabetik ülser
tanısı aldı. Enfeksiyonun lokalizasyonuna göre en sık
extremite (n:16, %42.1) ve gövde (n:15, %39.5) tutulumu
mevcuttu. Bakteriyel deri enfeksiyonlarının vücuttaki
lokalizasyonuna göre dağılımı Tablo 1'de sunulmuştur.
Tablo 1: Bakteriyel deri enfeksiyonlarının vücuttaki lokalizasyonuna göre dağılımıp>
Yirmi dört (%63.2) olgunun enfeksiyon bölgesinden
alınan örnekte üreme saptandı. Bu etkenlerin 21'i
(%55.3) Gram pozitif, 3'ü (%7.9) Gram negatif bakteri idi.
En sık S. aureus (n:11, %29), ikinci sıklıkta (n:10, %26.3)
koagülaz-negatif stafilokok (KNS) sonra azalan sıra ile
enterobacter spp. (n:2, %5.3) ve klebsiella pneumoniae
(n:1, %2.6) izole edildi. Olguların 14'ünde (%36.8) üreme
tespit edilmedi. Bakteriyel deri enfeksiyonlarından izole
edilen mikroorganizmaların olgulara göre dağılımı Tablo
2'de gösterilmiştir.
Tablo 2: İzole edilen bakterilerin olgulara göre dağılımı
Bakteriyel deri enfeksiyonu tanısı ile ampirik tedavi
olarak en sık başlanan antibiyotikler sırasıyla;
ampisilin/sulbaktam (SAM) (%29), amoksisilin-klavulanat
(AMC) (%26.3) ve fusidik asit (FA) (%21.1) idi. Ampirik
antibiyotik tedavisinin olgulara göre dağılımı Tablo 3'de
verilmiştir.
Tablo 3: Ampirik antibiyotik tedavisinin olgulara göre dağılımı
İzole edilen S. aureus ve KNS suşlarının oksasilin
direnci sırasıyla (%9.9) ve (%20) olarak belirlenirken,
penisilin direnci (%81.8) ve (%70), eritromisin direnci ise
(%72.7) ve (%80) olarak saptandı. Tüm gram pozitif
suşlar; vankomisin, teikoplanin ve linezolide duyarlı
bulundu. İzole edilen gram negatif basillerin hepsi
imipenem, moksifloksasin, levofloksasin ve gentamisine
duyarlı idi. İzole edilen bakterilerin çeşitli antibiyotiklere
duyarlılıkları Tablo 4'de sunulmuştur.
Tablo 4: Gram pozitif ve gram negatif bakterilerin çeşitli antibiyotiklere duyarlılıkları
Discussion
Bu çalışmada Fırat Üniversitesi Hastanesi
Dermatoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları polikliniğine
başvuran hastaların bakteriyel deri enfeksiyonlarında en
sık gram pozitif bakteriler (%55.3) etken olarak tespit
edildi. Bunlar içerisinde S. aureus (%29), KNS
(%26.3)'lük orana sahipti. Bakteriyel deri
enfeksiyonlarının etkenlerini ve antibiyotik duyarlılıklarını
araştıran çalışmalarda; Oğuz ve ark.[7] primer ve
sekonder bakteriyel deri enfeksiyonlarında S. aureus'u
(%67) oranında izole ederken, Acar ve ark.[8] (%40.5),
Parlak ve ark.[9] ise (%65) olarak bildirmişlerdir.
Gündem ve Çıkman[10], hastanede yatan hastaların
yara yeri kültürlerinde en sık S. aureus'u (%32.4), ikinci
sıklıkta KNS'yi (%25.3) izole etmişlerdir.
Bu çalışmada izole edilen S. aureus ve KNS
suşlarının oksasilin direncini sırasıyla (%9.9) ve (%20),
penisilin direncini (%81.8) ve (%70), eritromisin direncini
ise (%72.7) ve (%80) olarak saptadık. Oksasilin dirençli
S. aureus suşları her geçen gün artan oranlarda
bildirilmektedir. Oğuz ve ark.[7] bakteriyel deri
enfeksiyonlarında S. aureus suşlarında (%15) oksasilin
direnci saptamışlardır. Parlak ve ark.[9] ise izole ettikleri
S. aureus suşlarının çalışmamızın sonuçlarına benzer
şekilde penisilin ve oksasilin direncini sırasıyla (%86.6)
ve (%25.4) olarak belirlerken, KNS için (%57.1) ve
(%21.4) olarak tespit etmişlerdir. Hastane ortamı ve
aygıtlarından izole edilen S. aureus suşlarında (%37.5 -
%39.8) oksasilin direnci bildirilmiştir[11].
Denton ve ark.[12] tarafından 2008 yılında yapılan;
Fransa, İngiltere ve İrlanda'dan 96 merkez ve 1390
hastanın katıldığı bir çalışmada (EPISA) primer ve
sekonder deri enfeksiyonlarının (%47.7)'sinde S.
aureus'un etken olduğu tespit edilmiş ve eritromisin
direnci İngiltere'de (%7.2), İrlanda'da (%11.4), Fransa'da
(%32.2) olarak bulunmuştur. Ülkemizde yapılan bir
çalışmada ise deri enfeksiyonlarından izole edilen S.
aureus suşlarına karşı eritromisin direnci (%29.9) olarak
bildirilmiştir[9]. Bu çalışmada S.aureus ve KNS
suşlarının eritromisin direncini sırasıyla (%72.7) ve (%80)
olarak saptandı. Bulduğumuz bu direnç oranı, diğer
çalışmalara göre oldukça yüksektir. Bu nedenle
ülkemizde eritromisin tedavisini tercih ederken yüksek
direnç oranları dikkate alınmalıdır.
Bu çalışmada S. aureus ve KNS suşlarının
vankomisin, teikoplanin ve linezolide duyarlılığını (%100)
olarak bulundu. Bu çalışma ile uyumlu olarak Gündem ve
ve Çıkman[10] da, vankomisin ve teikoplanin
duyarlılığını (%100) olarak bildirmişlerdir. Renniea ve
ark.[13] Amerika ve Kanada'da 5 merkezde SENTRY
Antimikrobiyal İzlem Programı çerçevesinde yaptıkları
çalışmada, hastanede yatan hastaların derisinden elde
edilen 1404 bakteri izolasyonunda (%45.9) oranında S.
aureus izole etmişler ve bu suşların (%30)'unda oksasilin
direnci olduğunu, hepsinin vankomisine duyarlı
bulunduğunu bildirmişlerdir.
Bu çalışmada olguların toplamda (%80)'den fazlasına
ampirik olarak başlanan antibiyotikler SAM (%31.5), AMC (%29) veya FA (%21.1) idi. S. aureus suşlarında;
SAM direnci (%36.4), AMC direnci (%45.5), FA direnci
ise (%18.2) olarak saptandı.
Koagülaz negatif stafilokok suşlarında; SAM ve
AMC'nin her ikisinde de direnç oranı (%40), FA için ise
(%20) olarak bulundu. Buna göre bu çalışmada; FA'nın
stafilokoklara karşı SAM ve AMC'ye göre daha etkin
olduğu belirlendi. Oğuz ve ark.[7] S. aureus'un SAM ve
AMC direncini (%18), KNS için her iki antibiyotiğe karşı
(%47) direnç oranı bildirmişlerdir. Literatürde bu çalışma
ile uyumlu olarak SAM ve AMC'ye karşı
küçümsenmeyecek oranlarda direnç tespit edilmiştir[14].
Bu antibiyotiklerin birinci basamak tedavilerde yaygın
kullanılıyor olması direnç oranlarını yükseltmiş olabilir.
Deri ve yumuşak doku enfeksiyonlarının tedavisinde
endikasyonu olan ve dirençli bakterilere etkili birçok yeni
antibiyotik mevcuttur. Linezolid bunlardan biri olup, son
10 yıldır kullanılmaktadır ve bu tür enfeksiyonlarda
oldukça iyi bir etkinliğe sahiptir. Özellikle parenteral
kullanımdan oral kullanıma erken geçişe olanak
sağlaması, %100 oral biyoyararlanımı olması ve dokuya
penetrasyonunun çok iyi olması, bu antibiyotiği deri ve
yumuşak doku enfeksiyonlarında avantajlı kılmaktadır[4,15,16]. Çalışmamızda izole edilen tüm S. aureus ve
KNS suşlarının linezolide duyarlı olduğu tespit edildi.
Staphylococcus aureus'un etken olduğu bakteriyel
deri enfeksiyonlarının tedavisinde, antibiyotik direnci sorun oluşturmaktadır. Günümüzde bu bakterilere karşı
etkili olan çok sayıda antibiyotik bulunmaktadır[17.
Fusidik asitin S. Aureus'a (metisiline dirençli suşlar
dahil) çok etkili olması, bilinen önemli bir yan etkisinin
olmayışı, oral formda kullanılabilmesi ve tedavi
maliyetinin düşük olması gibi nedenlerle stafilokokal
enfeksiyonların, özellikle çoklu dirençli S. aureus
enfeksiyonlarının tedavisinde tek başına veya oral
ardışık tedavide iyi bir seçenek olduğu gözlenmektedir[18].
Sonuç olarak, çalışmamızda bakteriyel deri
enfeksiyonlarında etken olarak en sık S. aureus ve KNS
tespit edilmiştir. Stafilokokların tedavisinde kullanılacak
antibiyotiklerden penisilin grubu antibiyotiklere ve
eritromisine karşı yüksek oranlarda direnç saptanması
tedavide sık kullanılan beta-laktam antibiyotiklerin
kullanımının sınırlı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle
bakteriyel deri enfeksiyonlarında fusidik asit, yeni kuşak
kinolonlar (özellikle moksifloksasin, levofloksasin) veya
ciddi enfeksiyonlarda linezolidin ilk seçenek olarak tercih
edilebileceğini düşünmekteyiz. Uygunsuz antibiyotik
kullanımı, dirençli suşların yayılmasına neden olabildiği
gibi tedavi maliyetinin artmasına yol açmaktadır.
Hastaları oluşabilecek komplikasyonlardan korumak ve
gereksiz antibiyotik kullanımı sonucu dirençli suşların
oluşumunu azaltmak ve tedavi maliyetlerinin artmasına
yol açmamak için doğru antibiyotik seçimi oldukça
önemlidir.
References
Doğanay M, Yıldız O. Deri ve deri altı dokusunun bakteriyel
enfeksiyonları. Topçu AW, Söyletir G, Doğanay M.
(Editörler). Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyolojisi. 3.
Baskı, İstanbul: Nobel Tıp Kitabevleri, 2008: 1269-1282.
Evirgen Ö. Deri ve yumuşak doku infeksiyonlarında ampirik
tedavi. Yoğun Bakım Dergisi 2012; 10: 120-127.
Stevens DL, Bisno AL, Chambers HF, et al. Practice
guidelines for the diagnosis and management of skin and
soft-tissue vinfections. Clin Infect Dis 2005; 41: 1373-1406.
Özdemir D. Komplike olmayan deri ve yumuşak doku
enfeksiyonlarında tanı ve tedavi. 14. Türk Klinik
Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Hastalıkları Kongresi. Kongre
Kitabı. Antalya, 2009: 95-99.
Clinical and Laboratory Standards Institute (CLSI).
Performance standards for antimicrobial susceptibility
testing; Twentieth informational supplement, M100-S20,
CLSI, Wayne PA, 2010.
Oğuz G, Saraçoğlu ZN, Sabuncu İ, ve ark. Bakteriyel deri
infeksiyonlarından izole edilen mikroorganizmalar ve
antibiyotik duyarlılıkları. Türkiye Klinikleri Dermatoloji
Dergisi 1998; 8: 145-153.
Acar MA, Aksungur P, Kurt H, Aksungur VL, Yaman A.
Çukurova yöresinde bakteriyel deri infeksiyonları. Ural A,
Kot S, Özdemir Ş, Aktaş A (Editörler). XIV Ulusal
Dermatoloji Kongresi kitabı. Erzurum: Doğu Basımevi,
1992: 513-517.
Parlak AH, Şahin İ, Kavak A, ve ark. Bakteri nedenli deri
infeksiyonlarından izole edilen mikro-organizmalar ve
antibiyotik duyarlılıklarının değerlendirilmesi. İnfeksiyon
Dergisi 2003; 17: 453-457.
Gündem NS, Çıkman A. Yara kültürlerinden izole edilen
mikroorganizmalar ve antibiyotik duyarlılıkları. ANKEM
Dergisi 2012; 26: 165-170.
Diler M, Altanlar N, Emekdaş G, ve ark. Hastane ortam ve
cihazlarından izole edilen stafilokok suşlarında oksasilin,
fusidik asit, mupirosin ve değişik diğer antibiyotiklere
direnç. ANKEM Dergisi 1999; 13: 53-56.
Denton M, O'Connell B, Bernard P, et al. The EPISA study:
Antimicrobial susceptibility of Staphylococcus aureus
causing primary or secondary skin and soft tissue
infections in the community in France, the UK and Ireland.
J Antimicrob Chemother 2008; 61: 586-588.
Renniea RP, Jonesb RN, Mutnickb AH. Occurrence and
antimicrobial susceptibility patterns of pathogens isolated
from skin and soft tissue infections: report from the
SENTRY Antimicrobial Surveillance Program (United
States and Canada, 2000). Diagnostic Microbiology and
Infectious Disease 2003; 45: 287-293.
Akgün Y, Bolatlı T, Güriz H. Eskişehir'de bazı gram olumlu
bakterilerin antimikrobik duyarlılık sonuçları. Mikrobiyoloji
Bülteni 1994; 28: 27-34.
Itani KM, Dryden MS, Bhattacharyya H, et al. Efficacy and
safety of linezolid versus vancomycin for the treatment of
complicated skin and soft-tissue infections proven to be
caused by methicillin-resistant Staphylococcus aureus. Am
J Surg 2010; 199: 804-816.
Sharpe JN, Shively EH, Polk HC Jr. Clinical and economic
outcomes of oral linezolid versus intravenous vancomycin
in the treatment of MRSA-complicated, lower-extremity skin
and soft-tissue infections caused by methicillin-resistant
Staphylococcus aureus. Am J Surg 2005; 189: 425-428.
Bamberger DM, Boyd SE. Management of Staphylococcus
aureus infections. Am Fam Physician 2005; 72: 2474-2481.
Shanson DC. Clinical relevance of resistance to fusidic
acid. J Antimicrob Chemother 1990; 25: 15-21.