Geri

Tesadüfi Servikal Lenf Nodu Kalsifikasyonu: Konik Işınlı Bilgisayarlı Tomografinin Tanısal Rolü

Volume 40, Issue 3

November 2026 · Pages 308-311

Tesadüfi Servikal Lenf Nodu Kalsifikasyonu: Konik Işınlı Bilgisayarlı Tomografinin Tanısal Rolü

Incidental Cervical Lymph Node Calcification: Diagnostic Value of Cone Beam Computed Tomography

Ahmad YASOUF1, Sedef Ayşe TAŞYAPAN1, Hülya ÇAKIR KARABAŞ1

1İstanbul Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Ağız, Diş ve Çene Radyolojisi Anabilim Dalı, İstanbul, TÜRKİYE
Keywords: Konik ışınlı bilgisayarlı tomografi lenf nodu kalsifikasyonu panoramik radyografi sialolit flebolit
Keywords: Cone beam computed tomography lymph node calcification panoramic radiography sialolith phlebolith

Konik Işınlı Bilgisayarlı Tomografi (KIBT), maksillofasiyal bölgede yaygın olarak kullanılan ileri görüntüleme yöntemlerinden biridir ve tesadüfen saptanan yumuşak doku kalsifikasyonlarının değerlendirilmesinde önemli rol oynar. Panoramik radyografi yaygın kullanıma sahip olsa da sınırlılıkları nedeniyle lezyonların doğru lokalizasyonu ve karakterizasyonu için çoğu zaman ileri görüntüleme tekniklerine ihtiyaç duyulabilir.

Bu olgu sunumunda, farklı nedenlerle kliniğe başvuran 77 yaşındaki bir erkek hastanın panoramik radyografisinde sağ mandibula korpusunun inferiorunda tesadüfen saptanan, düzensiz şekilli soliter bir yumuşak doku kalsifikasyonu sunulmaktadır. KIBT ile yapılan ileri incelemede, lezyonun lokalizasyonu ve radyolojik özellikleri distrofiye bağlı servikal lenf nodu kalsifikasyonu ile uyumlu bulunmuştur. Histopatolojik doğrulama yapılmadığından, tanı klinik ve radyolojik değerlendirme temelinde ele alınmıştır. Lezyonun lokalizasyonu, radyolojik özellikleri ve eşlik eden klinik semptomların bulunmaması nedeniyle ayırıcı tanıda sialolit ve flebolit öncelikli tanılar arasında düşünülmemiştir.

KIBT, yumuşak doku kalsifikasyonlarının doğru bir şekilde tanımlanması ve lokalizasyonun belirlenmesinde önemli tanısal avantajlar sağlamaktadır. Bu tür bulguların diğer oluşumlardan ayırt edilmesi, gereksiz müdahalelerin önlenmesi ve olası altta yatan sistemik durumların değerlendirilmesi açısından klinik değer taşımaktadır.