Geri

İmplant Cerrahisinde Subepitelyal Bağ Doku Grefti Uygulamasının Hasta Bildirimli Sonuçlar Üzerine Etkisi

Volume 40, Issue 3

November 2026 · Pages 288-296

İmplant Cerrahisinde Subepitelyal Bağ Doku Grefti Uygulamasının Hasta Bildirimli Sonuçlar Üzerine Etkisi

Effect of Subepithelial Connective Tissue Graft Application on Patient-Reported Outcomes in Implant Surgery

Ömer Alperen KIRMIZIGÜL1, Berna ÇELİK KAHRAMAN1, Şakir Mervan KAHRAMAN1, Arife SABANCI1

1İnönü Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi Periodontoloji Anabilim Dalı, Malatya, TÜRKİYE
Keywords: Subepitelyal bağ doku grefti OHIP-14 VAS
Keywords: Subepithelial connective tissue graft OHIP-14 VAS

Amaç: Çalışmanın amacı, implant cerrahisi ile eş zamanlı subepitelyal bağ doku grefti (SBDG) uygulanmasının erken postoperatif dönemde hasta bildirimli sonuçlar üzerindeki etkisini değerlendirmektir.

Gereç ve Yöntem: Bu randomize klinik çalışmaya, implant tedavisi endikasyonu bulunan toplam 22 sistemik olarak sağlıklı birey dahil edilmiştir. Katılımcılar, yalnızca implant uygulanan kontrol grubu (n=11) ve implant cerrahisi ile eş zamanlı SBDG uygulanan test grubu (n=11) olmak üzere iki gruba ayrılmıştır. Sonuçlar, operasyon sonrası 1., 3. ve 7. günlerde Ağız Sağlığı Etki Profili (OHIP-14) ve Görsel Analog Skala (VAS) ölçekleri kullanılarak değerlendirilmiştir. Ek olarak postoperatif 7 gün boyunca kullanılan toplam analjezik tablet sayısı kaydedilmiştir.

Bulgular: Her iki grupta da başlangıca göre 7. günde OHIP-14 skorlarında anlamlı düşüş gözlenmiştir. Test grubunda, tüm zaman noktalarında OHIP-14 skorları kontrol grubuna kıyasla daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). VAS skorları açısından gruplar arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır (p>0.05). Postoperatif ilk 7 gün içerisinde kullanılan toplam analjezik tablet sayısı bakımından gruplar arasında anlamlı bir farklılık tespit edilememiştir (p>0.05).

Sonuç: İmplant cerrahisi ile eş zamanlı SBDG uygulaması, erken postoperatif dönemde yaşam kalitesini geçici olarak olumsuz etkileyebilmekle birlikte, ağrı ve analjezik gereksinimi açısından klinik olarak anlamlı bir etki oluşturmamaktadır. Bu bulgular, implant çevresi yumuşak doku artırımı planlanırken hasta bildirimli sonuçların klinik karar verme sürecine dahil edilmesinin önemini vurgulamaktadır.